Fatma Ay

Fatma Ay
@fatma_ay
Yaşamak, tek bir ağaç gibi hür ve bir orman gibi kardeşçesine
Öğrenci
Boğaziçi Üniversitesi
103 okur puanı
Mart 2017 tarihinde katıldı
"Dengbêj"
8/10
·98 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
Murathan Mungan’ın yerel ağzı, töreyi, geleneği, aşkı ve hepsinin üstündeki parayı ve gücü çok iyi işlemiş senaryo/romanı. En basitçe; ezidi bir kadın ile müslüman bir erkeğin imkansız aşkı. Daha
Mahmud ile YezidaMurathan Mungan · Metis Yayıncılık · 20131,269 okunma
Ferdous’daki Cehennem
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
İsmini ironik şekilde cennetten alan mısırlı fahişe Firdevs’in evinden ilk kaçışında sokağın kenarında sadece birkaç saniyelik bakışıyla varlığını sarsan adamın yarattığı cehennem hissindense
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,1bin okunma
Postmodern İstanbul Beyfendisi
6/10
·150 syf.··
2021 6. kitabı
Eleştirmenler tarafından türüne tam olarak karar verilemeyen Abdülhak Şinasi Hisar’ın eseri Fahim Bey ve Biz, ilk olarak 1942 yılında yayımlanmıştır. Otobiyografi, anı ve hikaye özelliklerini
Fahim Bey ve BizAbdülhak Şinasi Hisar · Bağlam Yayıncılık · 19962,427 okunma
YAĞMURLU KENTİN GÜNEŞÇİSİ
Puan vermedi
Bilge Karasu’nun 1968 yılında kaleme aldığı “Yağmurlu Kentin Güneşçisi” adlı hikayesi, sosyolojik bir okuma yapıldığında, politik unsurların insanları şekillendirdiği baskı ortamına eleştiri mahiyetinde bir metindir. Her ne kadar dönemin Türkiye’sinde yaşanan sağ-sol çatışmalarının sebep olduğu baskı rejimleri, öldürülerek susturulan toplumun sinmişliği bu metne ilham olmuş olsa da, devletlerin toplumlar üzerinde tam hakimiyetini kolaylaştıran tektipleştirme politikası, Bilge Karasu’nun eleştirilerinin temel noktasıdır. Devletlerin dayattığı bu sistem insanların ruhlarını, düşünme şekillerini, günlük hayatlarını, kıyafetlerinin renklerine kadar her şeyi teslim almıştır. Doğumdan ölüme kadar olan süreçte otoriteye maruz kalan insanlar artık normalin bu olduğunu kanıksamıştır. Uzun süren baskının altında hayal kırıklığı yaşayabilmek mümkün değildir, çünkü başka türlü bir yaşamın mümkün olamayacağını bilmek beklentiyi söndürür ve yerini vazgeçişe bırakır. Böyle bir ortamda ne umut ne beklenti var olabilmiştir. Yeşeren tek umut ana karakterin bir gün güneşin açabileceğine dair olan inancıdır. Bu inanç onun konfor alanıdır ve farklı olanın dışlandığı baskı rejimlerindeki gibi o da çevresindekiler tarafından yalnızlaştırılmıştır. Onun gibi bir avuç kaz sürüsü kadar kalan insanlar, hiçbir devletin sahip olamayacağı denizlerden rengarenk gemilerle kaçacaklarını hayal ederek, umudun intiharın eş anlamlısı olduğu bu kentte kendilerine yaşamaya devam edecek bir sebep bulmuşlardır.
Göçmüş Kediler BahçesiBilge Karasu · Gece Yayınları · 19891,554 okunma
Mikail'in Kalbi Durdu
Puan vermedi
Ayfer Tunç’un “Mikail’in Kalbi Durdu” adlı hikayesi mitolojik unsurlar bulunduran fatalist bir anlayış içinde yazılmıştır. Bu mitolojik unsurları, karakterlerin isminde; femme fatale’i temsilen
Aziz Bey HadisesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202416,6bin okunma