Ama sonuçta zaman her şeyin ilacı, alınan yaşın da tüm duygular üzerinde özel ve hafifleştirici etkisi var. Ölümün yaklaştığını hissettikçe, ölümün gölgesi yolunuzun üzerine simsiyah düştükçe, olaylar gözünüze eskisi gibi batmıyor, derin uygularınıza artık aynı şekilde seslenmiyor, tehlikeli gücünden çok şey kaybediyor. Zamanla geçirdiğim şoku atlattım; aradan yıllar geçti, bir davette Avusturya elçiliğinde görevli bir ataşeyle, genç bir Polonyalı ile karşılaştım, kendisine o gencin ailesini sorduğumda, o ailenin bir oğlunun, aynı zamanda kuzeni oluyormuş, on yıl önce Monte Carlo'da kendisini vurduğunu anlattı; hiç etkilenmedim. Hiç acı vermedi: Belki -bencilce bir duygu olduğunu yadsımıyorum! - bana iyi bile geldi, çünkü günün birinde karşılaşma ihtimaline dair en son korkum da ortadan kalkmış oldu: Bunu benim aleyhimi kullanacak kimse kalmamıştı artık, belleğimden başka. O zamandan beri daha sakin biriyim yaşlanmak geçmişten artık korku duymuyor olmaktan başka bir şey değil zaten.