Türkiye’de İstanbul ne ise,
İstanbul’da gece ne ise,
Gecede yürümek ne ise,
Yürürken düşünmek ne ise,
Seni unutamamacasına düşünmek ne ise,
Unutamamanın anlamı ne ise,
Seni sevmek ne ise,
Saklayayım, yok söyleyeyim derken
Birden aşka düşmek ne ise.
Her neyse..
Kur’an ölüler için değil diriler için, yaşayanlar için gelmiş bir kitaptır.
...Aslında mezarlıkta ve cenaze evinde okunan Kur’anlar da oraya gelen dirilere hitaptan başka bir şey değildir.
Kur’an bilgiden ziyade esasında bir bilinç kaynağıdır. Epistemolojiden ziyade ontolojiye dahildir. Yani bilgi kaynağı olmaktan ziyade, bilgiye ulaşacak olan insanoğluna hitaptır.
“Metinde geçmeyeni duyabilmek” demek olan “meal” işte bunun için vardır.
Çünkü Kur’an sadece bir “Metin” değildir. Onun meali de metinde görünenin yan tarafına yazılması değildir. Bilakis meal, metinde geçmeyeni duyabilme çabasının adıdır.