Kitap mı okuyalım? Bazen seninle beraber engin bir denizi seyreder gibi kütüphanemi seyrederiz. Koyu ceviz ağacından olan bu ahşap mobilyanın dal dal koyulaşıp gölgeler halinde yayılan budaklarını kimi zaman sevdiğim yazarların yüzlerine benzetip onlarla konuşurum. Steinbeck, Hemingway, Zweig, Woolf, Sait Faik, Oğuz Atay, Sevgi Soysal ve daha niceleri... Beni güvenilir bir dost gibi sessizce dinlerler. Kâğıdın o ince kokusu eşliğinde, yüzlerine sayfalar dolusu dokunmama izin verirler. Koşulsuz bir kabul duygusudur bu; insanı derinden sarar. Kitaplar ve sen olmasan...
Oturdum saatlerce dolaştım ruhumun karanlık sokaklarında ve en son bir sokak lambasının altında dinlendim ruhumla,kendimle sohbet ettim.Biliyorum ki şu an böyle hisseden çok kişi var ve şunu yap kendini dinle,birilerine yetişme,konuşanlara cevap verme,telaşların içinde kendine sağır kalma.Hele hayatında kimseyi kalması için ikna etmeye çalışma sadece kendini kaybetme onunla barış çünkü en değerli şey sensin güçlüsün bunu unutma.Ellerin herkese uzanmadan önce kendine uzansın .Umudu sol cebinden tebessümü dudağının kenarından eksik etme..