Genç kadın burada çocuğuna uzun bir nazarla baktı. Ah bu bakış! Dünyada bedbaht bir kadın olmaya katlanmak mecburiyetinden başka bedbaht bir çocuk yetiştirmiş olmaktan doğan bir umutsuzluğun bütün açıklaması bu bakışta saklıydı. Bir bakış ki çocuğu sanki ağlayan bir öpücükle sardı. Sanki şefkatten, incelikten meydana gelmiş bir kucaklayışın mıknatısı andıran çekimi içine aldı.
"Bana öyle geliyor ki seni bu kadar perişan eden şey çalışmaktan korku değildir; hayatın henüz bilmediğin bir şeyini biraz zamanından önce öğrenmendir. Yalnız bundan ibaret..."