Fatma Tapsız

Fatma Tapsız
@fatmahoca
Edebiyat Öğretmeni
Yüksek Lisans
Van
19 okur puanı
Ağustos 2018 tarihinde katıldı
8/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
Spoiler içerebilir. Hakan Günday her ne kadar belli bir akıma göre yazmadığını söylese de “Kinyas ve Kayra” günümüz postmodern edebiyatının ölçütlerine göre değerlendirebilecek bir romandır. Hayatları bir yerde kesişen iki farklı insanın varoluş sancısını anlatan eser, yazarın ilk romanıdır. Henüz 23 yaşındayken bu eseri kaleme alan yazar, eseri üç kitap olarak üç başlıkta toplamıştır. İçerik olarak; varoluş sorunsalı üzerinde durulmuş ve var olma, kahramanların bilinçaltları üzerinden aslında bir paradoks olarak okuyuculara sorgulatılmıştır. Başta birçok yönden ortaklıkları bulunan bu iki kişinin aslında farklı düşüncelere sahip olduğunu görüyoruz. Bir kader ortaklığıyla karşımıza çıkan Kinyas ve Kayra arasındaki farklılık özle ilgili. Zaten insan ne yaşarsa yaşasın, ne yaparsa yapsın özünde iyidir ya da kötüdür düşüncesi vardır. Aslında bu durumda iki beklenen sonuç ortaya çıkar: Yapılan hatalardan sonra ben düzelemem, benim kendimi ortadan kaldırmam gerekir düşüncesiyle insanın bilincini tamamen kaybetmesi ya da bilincin tamamen berraklaşıp -normal- bir insan olmaya, farkındalıkla hayata bir yön vermeye sebep olabilir. Bu iki kişinin farklı sonlara doğru yol almasına şahit oluyoruz. Biçim olarak; yazarın henüz yolun başında olduğunu anlayabiliriz eserden. Yer yer acemice kurulmuş cümleler, teknik bazı küçük kusurlar içermekle birlikte bir ilk romana göre bunlar göze batmaktan uzak sayılabilir. Yazarın kültürel donanımı eserine başarılı bir şekilde yansımıştır. Cümleler çok estetik olmamakla birlikte anlam açısından düşünce yoğunluğu içermektedir. Bazı cümleler üzerinde özellikle durup düşünmek, sorgulamak ve soluklanmak gerekir. Eserde olay akışından çok bilinç akışı bulunmaktadır. Özetle; yazarın okuduğum ilk kitabı “Kinyas ve Kayra” Hakan Günday’ın diğer
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 201835,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2020 00:16
Sabahattin Ali’nin okuduğum son romanıydı. Düşündüren, sorgulatan bir eser. O yüzden kitabı okurken birçok yerde biraz durup beklemeniz gerekebilir. İnsana dair, hepimizin yaşayabileceği ruhsal çalkantılara değinen yazarın üslubunu da bir o kadar sarsıcı buldum. Gözlem tekniğini çok başarılı bir şekilde kullanmış. Ayrıca iç monologlar da romanda önemli bir yer tutmuştur. Yazar yer yer romantizme yönelse de eserde realist özellikler çok daha ağır basmaktadır. Aslında insan duygularının sebepleri ve sonuçları ile ilgilenen yazar bu bağlantıyı Ömer, Macide ve Bedri karakterleri üzerinde yoğunlaşarak aktarmıştır. Günümüz insanını da ilgilendiren güçlü olma kaygısı, hayatta bir amacın olması gerekliliği de Ömer üzerinden aktarılmıştır. Roman “Kuyucaklı Yusuf” kadar sert değil ama oldukça güçlü ve sarsıcı bir üsluba sahiptir. Türk edebiyatında çok önemli bir yere sahip olan Sabahattin Ali, toplum gerçeklerinden kopmadan insan ruhuna dokunabilen bir yazardır. Romanlarında bu durumu daha çok görürüz. Öyküleri toplumsal meselelere daha çok yer verir ve öykülerinin de muhakkak okunması gerekmektedir. Size kendinizi ve hayatınızı sorgulatacak bir kitapsa aradığınız okumanızı tavsiye ederim.
Edebiyat
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,8bin okunma