Fatma Kani Kardaş

PKOS'lu Olmanın Dayanılmaz Ağırlığı
9/10
·156 syf.··
Beğendi
·
2021 28. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2021 21:10
Kitap polikistik over sendromu ile ilgili  detaylı bilgi içermektedir.  Ayrıca bu hastalığa-pardon sendroma- sahip kişilere beslenme ile ilgili öneriler sunuyor. Çok da iyi yapıyor ki hastalık beslenme düzeni ile çok alakalı. Bu sebeple de eğer polikistik over sendromunuz varsa okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. Zira bana çok faydası dokundu. Ancak ben burada kitabın içeriğini anlatmaktan çok biraz iç dökme, dert yanma yapacağım bu inceleme ile. Peki, Pkos nedir? Önce ona bakalım: Polikistik over sendromu, üreme çağındaki kadınlarda görülen endokrin bir bozukluktur. Bu hastalığa sahip kişiler, hormon düzensizlikleri, eksikleri sebebiyle birçok sorun yaşarlar. Bu sorunlardan kurtulmak için de beslenmelerine ve hareket etmeye özellikle dikkat etmeleri gerekir. Ancak buraya kadarki kısmı ön bilgi vermek amacıyla yazdım sadece. Zira amacım hastalıklarla ilgili tanım yapmak, tedavilerini sıralamak değil. Beni ilgilendiren kısmına gelirsek sorun yeme-içme alışkanlıkları ile başlıyor. Düşünün ki bir bayram günü ev ev geziyor her gezdiğiniz yerde de tatlı ikram ediliyor ve bana dokunuyor yemesem olmaz mı? Dediğiniz zaman da Aa, olur mu, bari tadına bak! (ama daha önce 15 yerde daha tadına baktım, bir tepsi oluyor) ya da Aa, canım, geçmiş olsun neyin var? Dedikleri zaman da başlıyorsunuz daha kendinizin bile tam kavrayıp çözemediği bir yığın hormonal sorunu anlatmaya. Çok misafirperver bir milletiz tamam, iyiliğinden yapıyor hepiciği, ona da tamam. Ama insan her gittiği yerde niye beyaz un, beyaz şeker konmuş şeyleri yiyemediğini anlatmaya başlayınca da artık fenalık basıyor arkadaş. Bi rahat bırakın artık tüm insanları, ne isterlerse onu yesinler yahu. (özellikle de pkoslularsa) Hayır kadınların üzerindeki güzellik algısı yüzünden zaten sürekli kilolarıyla ilgili
Kadın
PKOS ve BeslenmeKübra Zeydanlı · Dorlion Yayınevi · 2019127 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kadınca bir söyleyiş: Aklımdaki Yılan
9/10
·111 syf.··
2022 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2022 23:28
Yine benim için bir Hatice Meryem klasiği. Ba-yıl-dım. Okumalara doyamadım. Bilerek uzattım, keyfini çıkardım sayfaların. Elinize alıp su gibi içebileceğiniz bir kitap. Annelik hallerini, kadınlık hallerini, kız çocuğu halinizi kısaca bir kadının başına gelmiş ve de gelmesi muhtemel halleri annelerin ve kızlarının gözünden okuyorsunuz. Ama sade ve basit bir anlatımla değil de tamamıyla girift ve yer yer efsanevi, masalsı denebilecek hikayelerle. Bir Ayfer Tunç okurken böyle hissetmiştim kendimi bir de Hatice Meryem. Her kitabında kendi kendimle sohbet ediyor, bir günlüğün samimiyetinde yazılmış bu sohbetlerde ruhumu doyuruyorum. Okumak, özellikle de bazı yazarları okumak, terapiye gitmiş, içini boşaltmışsın hissini veriyor. Hikayelerden en çok 'miras' isimli hikayeyi sevdim, bu sebepledir ki kendisi yer yer sağanak yağışlar yarattığı minnoş kalbimde yeni bir filiz de yeşertti. Bir gün ben de bana verilen bu kadınlık mirasını aktarmam gerekirse bunu her zerrenin farkında olarak, geleceğe neler aktardığımı fark ederek yapacağım.
Aklımdaki YılanHatice Meryem · İletişim Yayınları · 201050 okunma
Burnum eğri, dedim. Neren doğru ki, dediler!
10/10
·224 syf.··
2022 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2022 23:20
Bir küçük eğri burun meselesi ile başlayıp yaşamı sorguladığımız günlerden merhaba. Kitabımız yukarıda bahsettiğim küçük mesele ile başlıyor, karısı bir gün Moscarda'ya burnunun sağa doğru eğri olduğunu söyler. Dünyası başına yıkılan Moscardamız ne yazık ki o güne kadar bu acı gerçek ile tanışmamıştır. Bu ve daha birçok acı gerçekle tanıştıktan sonra başlar yaşamı sorgulamaya. Ana karakterimiz Moscarda burnunun eğriliği ile başladığı hikayesini kendisinin diğer insanların gözünde nasıl göründüğü üzerinden sürdürür. Ardından bu sorgulayış onu başka bir gerçekliğe götürür: Bu güne dek kendisini hep başkalarının konumlandığı şekliyle algıladığı gerçeği. Oysaki birden fazla "ben" vardır ona göre. Benim kendimi algıladığım "ben" ve diğer insanların gözündeki "ben" ler. Burada çoğul biçimde "ben" ler ifadesini kullandık. Çünkü Moscarda her insanın zihninde farklı bir Moscarda olduğunu, hatta tanıdığı insan sayısı kadar ayrı Moscarda'lar olduğunu söyler. Kitabın ismi zaten okumaya başlamadan dahi ilgimi çekmişti. İsimle hikayenin bağlantısını kurduğumda daha da fazla sevdim. Biz kendi gözümüzde biriyiz. Ama başkalarının gözünde binlerce biz varken, biz aslında bunların hiçbiriyiz. İşte biri, hiçbiri, binlercesi ismine bizi götüren bölüm de burası. Başta mizahi unsurları ile beni kendine çeken hikaye, devamında da aforizma niteliğinde tespitleri ve bunun yanı sıra kullandığı sobetvari, mizahi üslubu ile ayrıca hoşuma gitti Keyifli okumalar, tüm Moscardalara!
Biri Hiçbiri BinlercesiLuigi Pirandello · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20215,7bin okunma
Bir gergedan hiç bu kadar rahatsız edici olmamıştı.
Puan vermedi·120 syf.··
2021 34. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2021 15:01
Büyük Küfür Kitabı Kitabı okuyup okumamakta kararsız kalmıştım başta ama sayfalarda ilerledikçe iyi ki okudum dediğim bir kitap oldu. Yaptığı kelime tekrarları, ironilerle dolu anlatımı ve kelimeleri muhteşem kullanımı ile küfür etmeden küfür etkisi yaratan bir kitap Gergedan. Kitabın içerinde birçok öykü mevcut, öyküler temelde dışlanmış, yıpranmış, Gregor Samsa gibi bir sabah yatağında dev bir böceğe dönüşmüşlerin hikayelerini anlatıyor. Anlatımda bolca kan, dehşet, ceset, kasvet ve et ve et ve et var. Kelime, cümle tekrarları, ve bağlacının tekrarları anlatımı inanılmaz güçlendirmiş. Ancak kapalı yağmurlu günlerde ve özellikle depresif hissettiğiniz anlarda okumamanız şiddetle tavsiye olunur. Zira kitabın kasveti ruhunuzu ele geçirebilir. Kısacası iyi hissetmek için asla okunacak bir kitap değil, ama beni amuda kaldırsın dünyaya bir de buradan bakayım derseniz, buyurun. Keyifsiz okumalar. :)
GergedanMine Söğüt · Yapı Kredi Yayınları · 20193,481 okunma
Dorian, Ahh Dorian - ebedi güzelliğin hazin sonu-
Puan vermedi·266 syf.··
2021 21. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2021 23:28
"Toplumun ahlak dışı ilan ettiği kitaplar, topluma kendi ahlaksızlıklarını gösteren kitaplardır, sadece o kadar. " (s. 260) Esasen şair olarak bildiğimiz Oscar Wilde, bu kitabını da bir şiir gibi kaleme almış. Kitabı okurken bir Shakespeare oyununda hissettim kendimi zaman zaman. Karakterlerin konuşmaları kendi içinde çok şiirsel olduğu kadar aynı zamanda hepsi birer özlü söz gibi de. Zaten Oscar Wilde, bu eseri kendi düşüncelerini, estetik, sanat hakkındaki fikirlerini anlatmak için kurgulamış. Kitap boyunca herkesi dış görünüşüne hayran bırakan güzellikteki başkarakterimiz Dorian Gray, kendisine miras kalmış, parayla derdi olmayan masum bir gencimizdir. Ne var ki bir gün ressam Basil Hallward'ın onun portresini yapmak istemesi ile yaşamı değişir. Portresi yapıldığı sırada ressamın evine Lord Henry gelir ve Dorian'a o da hayran kalır. Saf güzelliği ile zaten her gören Dorian'dan etkilenir. Ancak bu kez Dorian da Lord Henry'nin fikirlerine hayran kalır ve ne dese doğru kabul eder, adeta Lordu ilahlaştırır. Lord Henry ise daima haz ve estetik düşkünü biridir. Bu sebeple de güzel olan ve haz veren her şeyin peşine düşer. Dorian bu özellikleri ile taptığı lordun yoluna düşer, hatta onu aşar. Ara ara ressamın Dorian'ı düştüğü bu kötülük kuyusundan çıkarmaya çalıştığını izlesek de bunda başarılı olamadığı gibi zararlı çıkan da kendisi olur. Her ne kadar kitap yazıldığı dönemde ahlaksızlığa özendiriyor, onu öğütlüyor gibi algılanmış olsa da bana göre tam tersi bir durum söz konusu. Kitabın içinde adeta bir şeytan gibi resmedilmiş bir Lord Henry ve tam olarak olmasa da iyiliği temsil eden bir ressamımız - Basil- var. Gidişata baktığımızda Dorian şeytanın yolundan gitse de sonunda bu günahlarının cezasını bulur. Hatta kitabın sonlarına doğru yazar günahın ardından gelen
Dorian Gray’in PortresiOscar Wilde · Karbon Kitaplar Yayınları · 201999,1bin okunma