İnsan bilmediği şeyler üzerinde hep olmadık düşüncelere varır. Oysa ben herşeyin basit olduğunu kabul etmek zorundayım: çünkü, makinenin yüksekliği, ona doğru ilerleyen insanın boyu ile birdi. İnsan ona doğru, sanki bir tanıdığı karşılamaya gider gibi ilerlerdi. Bir bakıma bu da can sıkıcı bir şeydi. İdam tahtasına çıkış, gökyüzüne doğru yükseliş yok mu, işte insanın kafası bunlara takılabilirdi. Oysa, burada da, makine herşeyi eziyordu. İnsan azıcık utanç ve büyük bir kesinlikle sanki gizlice öldürülüyordu.
Yine sustuktan sonra, ne kadar tuhaf bir adam olduğumu, beni kesinlikle bunun için sevdiğini, ama belki günün birinde yine aynı nedenlerden ötürü benden nefret de edebileceğini mırıldandı.