İnsanın değerini başarıyla ölçen kafa yapısının temeldeki boşluğu, insanı "kul" olarak ele almayışında ortaya çıkar. Böyle olunca insan, bu dünyaya atılmış sürgün olarak görülecektir. Bu anlayışa göre hayat kendi başına değerli bir olgu sayılamayacağından, onu değerli kılabilecek bir ölçüye ihtiyacımız olacaktır, bu da, kısır ve sonuçsuz bir "başarı" olabilecektir
Ahirete ayarlanmadan sürdürülen her hayatın, önünde sonunda kendisini kısır bir başarı mihengine vurmak zorunda kalacağını vurgulamak istiyorum. Başarı diye tanımlanan olgu, aslında insanı oyalamaya yönelmiş aptal bir avuntudan başka ne olabilir?