Sonrakiler, öncekileri revizyonistlikle, sosyalizme ihanetle suçluyorlardı. Fakat garip cilve; suçlayanlar, çok geçmeden, suçladıkları ülkelerle aynı safta yer almaya başlıyordu.
Felaket, "bizim bildiğimiz", insanları birbirine yaklaştırır. Hem aynı felakete uğrayan insanlar, hem de o insanlarla yakınlığı bulunan başka insanlar, böyle bir durumda birbirlerinin yardımına koşmak isterler. Fakat Batının iki ayrı ülkesinde görülen bu vurgun ve talan zihniyeti bunun her zaman böyle olmayabileceğini; başkalarının felaketinden kendilerine menfaat sağlamak hususunda fırsat kollayanların bulunabileceğini gösteriyor.
Cezanın gayesini ibret diye kabul edenleri gerçekler yalanlayıp durmaktadır. Birinin cezalandırılmasından başkası ibret alsaydı suçlar herhalde kökünden kurutulmuş olurdu.