Öte dünyaya göçenler bu dünyaya bıraktıkları iz ve kokuları da beraberlerinde götürmezler, bu iz ve kokular evlere ve sokaklara siner, hatta diğer insanların yüzlerine siner ve yaşanmışlığın, belirtilerini bırakırlar.
Bu dünyaya hırsla abanan insanlar görüyor... Şişmiş benlikler... onları hep mutlu ve kendilerinden emin görüyor. Onlar fotoğrafta çıkmayı seviyorlar, ekranın bir ucundan görünmeyi, gazetenin bir köşesini işgal etmeyi seviyorlar. Belki de bu insanlar kalabalıklardan aldıkları besinle ayakta duruyor, o yüzden fotoğrafta mutlu ve mutmain bir aile babası gibi çıkıyorlar. Onlardan biri olmak her Allahın günü insanın kendisine yeni yalanlar uydurması değilse nedir ki?