Farkına bile varamadan pay sahibi olduğumuz günahlar, suçlar, kederler, zaman ve mekân sınırı tanımaksızın, anlam veremediğimiz boğucu bir huzursuzluk olarak içimizi mesken ediniyorlardı.
"Had bildirenlere karşı gelmek, insanın öz ışığını parlatır. Orada olmanızın sebebi çok biliyor olmanız değil, başlarken dediğiniz gibi iyi bir satıcı olmanız. Tüccarlığınızı tartışacak değilim. Hırslarınızı bir yana bırakın, özür dilemek, utanmak, pişman olmak gibi meziyetler de var insan için. Erdemli, ahlaklı olmanın yolu hep kazanmaktan değil, bazen bile isteye kaybetmeye razı gelmekten geçer. En az benim kadar yanılıyor olabilirsiniz ve bunu kabullenmek ayıp değil."