Bu sabah bir gün, bir anıdan başka bir şey olmayacaktı onun için. Ama şimdi, şimdiki andı. Bu anı geçmişin dersleri ve geleceğin düşleriyle birlikte yaşamaya çalışıyordu.
“Ben ne geçmişte, ne de gelecekte yaşıyorum. Benim yalnızca şimdim var ve beni sadece o ilgilendirir. Her zaman şimdide yaşamayı bilirsen, mutlu bir insan olursun.
Çünkü hayat, yaşamakta olduğumuz andan ibarettir ve sadece budur.”
"Hazinemi aramaya karar verdiğimde, bir billuriye dükkanında çalışacağım hiç aklıma gelmemişti," diye içinden geçti, düşüncesini doğrulamak için. "Aynı şekilde, bu kervan, almış olduğum bir karara uygun olabilir, ama güzergahı bir giz olarak kalacak her zaman."
Kim olursan ol, ne yaparsan yap, bütün yüreğinle gerçekten bir şey istediğin zaman, Evrenin Ruhu’ nda bu istek oluşur. Bu senin yeryüzündeki özel görevindir.
İnsan her zaman aynı insanları görürse, bunları yaşamının bir parçası saymaya başlar. İyi, ama bu kişiler de bu nedenle, yaşamımızı değiştirmeye kalkışırlar.
Bizi görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar, canları sıkılır. Çünkü efendim, herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini elifi elifine bildiğine inanır. Ne var ki, hiç kimse kendisinin kendi hayatını nasıl yaşaması gerektiğini kesinlikle bilmez.