İnsanoğlu her adım atışında mezardan uzaklaşmaya çalışır,ama her adımda biraz daha yaklaşır.Nitekim her nefesini ömrünü uzatmak için alır,yine her nefeste hayatından bir nefeslik zaman azalır.
Ben gülden söz ettikçe aklıma bülbül gelir.Aslında bülbülün güle sevdalanmadığını bilirim.Ama o zavallı kuşun sevdalı tavırlarına baktıkça,minicik yüreğinde yüce bir sevginin gizlenmekte olduğuna inanmaktan kendimi alamam.Eğer bülbül gerçekten sevdalıysa,bu özgürlüğe olan sevdadır.Çünkü güller arasında özgürce dolaşıp,güzel güzel öterken ,yakalanıp bir kafese konulunca şarkı söylemek şöyle dursun,çoğunlukla yaşaması bile mümkün olmuyor.
Demek ki,Mustafa Kemal’in önünde yeni bir yol açılmıştır.Yeni bir yolculuk başlamak üzeredir:Milli Mücadele yolu!
Bu yol belirsizdir.İşlenmemiştir.Dikenlidir.Nereye varacağı belli değildir.Ama bir yoldur.Onun nice zamandır düşündüğü,benimsediği ve istikametini aradığı yoldur.Birtakım ümitlerden,geleceklerden nişan veren müjdelerin yoludur...