Yazıyı kullanmaya başlayanlar hafızalarını kullanmaktan vazgeçecekler ve unutkanlaşacaklar. Bir şeyleri hatırlamak için iç kaynaklarını kullanmak yerine harici bir takım işaretlere bel bağlayacaklar. Sen hafıza için değil anımsama için reçete keşfettin. Bilgeliğe gelince öğrencilerin hakikati olmayan bilgelikleri sayesinde şöhrete ulaşacaklar Fakat aslında bir yol göstericiden yoksun olan öğrencilerin sadece malumat sahibi olacaklar. Sonuçta belki bilgi sahibi sayılacaklar Ama birçok şeyin cahili olacaklar. Gerçek birer bilgi olmak yerine bilgeliğin gururuyla yetinen bu insanlar toplum içinde birer yük haline gelecekler.
Büyük Friedrich, " vazgeçmişlikten dolayı ne ulusal erdemi ne de düşünceyi suçlayabiliriz; bundan, talihsiz koşulların artarda gelişini ve bizi yıkıma sürükleyen, hem çok insan hem de çok para kaybetmemize yol açan savaşları sorumlu tutmalıyız." der.
Filozofların sorduğu şey yalnızca şudur: insan nedensel bağlantılar konusunda bilgiye kendi deneyimleri sonucu mu ulaşır, yoksa bu bağlantılar, diğer bir deyişle, "kendisi dışında" gözlenebilen gerçekliğe ait özellikler midir ya da yoksa insan aklının bir özelliği olarak "içeride" zaten mevcut olan bir şeyin, duyu organları aracılığıyla "dışarıdan" "içeriye" akan şeye katkısı mıdır?
Bir toplum bir oyuncunun elindeki oyun kağıtlarına benzer. Herhangi bir toplum tipi bu kağıtların değişik biçimde sıralanmasından oluşur. Ancak kağıtlar hep aynıdır ve özellikleri istendiği kadar değişik olsun, birbirlerine benzemeyen kağıtların sayısı da oldukça azdır.