F

Ramazan büyük olmasına büyüktür elbette. Fakat böyle büyük bir fırsat, değerlendirildiğinde nasıl büyükse, kaçırıldığında da kaçan o nisbette büyük olacaktır.
Sayfa 8·Kitabı okudu
Reklam
Camideki insan, kişisel iradesinin ilahi iradeye yenilmesini arzulayan, bunun için de saf değiştiren bir askerdir.
Sayfa 97·Kitabı okudu
Süleymaniye ve kardeşleri olan camiler aslında bir içe dönüklüğü duyumsatırlar. İnsanı o denli kavrarlar, kuşatırlar ki, adeta göğüslerine bastırırlar. Bu göğüste dışarıyı görmek, duymak, bazen de hayal etmek bile zorlaşır. Sizi içeriyle, içle meşgul edecek o denli çok şey sunarlar ki, dışarısı geçici olarak bir tür hatıraya dönüşür. Süleymaniye, evet biraz kıskançtır. Bize sunduğu kadraj da bu kıskançlığın izlerini taşır. Dışarıya bakmamıza izin verdiği pencereler, gürül gürül akan hummalı bir hayata değil, tutuk, düşünceli, dilemmalı, mahcup bir hayata açılır. Samimi bir Müslümanın zihnindeki, dünya hayatı karşısında oluşan dilemmanın bir benzeri vardır burada. Bir yandan bu dünyaya katılmanın, öte yandan da bu dünyayı yalan bilmenin dilemmasıdır bu. Gerçek ama yalan, canlı ama ölü, konuşan ama suskun. Biraz önce varken, az sonra yok olan. Anlarız ki, hazirenin ağaçlı, çiçekli, böcekli dekoru aslında orada gizli duran bir ölüm hayatını hem göstermekte, hem de gizlemektedir.
Sayfa 95·Kitabı okudu
Mihrap, bir mıknatısın dağınık demir tozlarını düzene sokması gibi müminleri düzene sokar. Onları kendisine yönelterek sınır ötesine bağlar. Camideki hayat öncelikli olarak ne kapıya, ne pencereye, ne minbere, ne yazılara, ne kubbeye bağlıdır. Caminin hayatı mihraba bağlıdır. Herhangi bir mekanda mihrabı(kıblenin yerini) belirleyince orada bir cami hayatı başlayabilir artık.
Sayfa 62·Kitabı okudu
Caminin kalbi neresidir diye soramayız. Çünkü o kalbin kendisidir.
Sayfa 62·Kitabı okudu
Reklam