Eşkali belirsiz iktidar karşısındaki haklı ve tutarlı her itiraz, budalaca bir kapris diye nitelenip küçümsenecek bir tarafı yoksa kamçı efektleriyle bastırılır.
“Yalan; ekonomik bir zorunluluk, politik bir silah, sanatsal bir gereklilik, medyatik bir yöntem, cinsel bir bahşiş ya da toplumsal bir alışkanlık olarak meşruiyet kazandığı anda güçsüzlüğün ve ve suçun üreme koşulları yerine getirilirmiş demektir.”
“Ama, ben niçin buradayım, Ey Tanrım? Doymaz bir tutkunun taze çekirdeği, ne doğuyu ne de batıyı soran azgın bir fırtına, yanıp dağılan bir gezegenin yolunu şaşırmış bir parçası olan ben, neden burada olmalıyım?”