Furkan Burak Çetin

Furkan Burak Çetin
@fbcetin
Safranbolu
27 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Her insan kendinden başka hiç kimsenin olmadığı boğucu bir sis bulutunun ardında yaşadı. Arada bir mağaranın derinliklerinde başka birisinin daha var olduğunu gösteren zayıf sinyalleri aldı, böylece, el yordamıyla da olsa birbirlerine güvenmeye cesaret edemediklerinden ve o nihai yalnızlığın dehşetini ta bebekliklerinden beridir hissettiklerinden dolayı, İnsanın insana karşı duyduğu korku ve yırtıcı açgözlülük her zaman var oldu.
Sayfa 111·Kitabı okudu
1000Kitap
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Savaşta Mehmetçik
Kıbrıs'a gitmek üzere yola çıkan bir yardımcı birlik akşam üzeri Mersin'de mola vermişti.Alata'ya (Mersin/Erdemli) gidecekti.Sıcaktan bunalmışlardı.Askerler hava almak için kamyonlardan ve otobüslerden indiler.İnzibatlar halkı birliğe yaklaştırmadı.Bu birlik de Kıbrıs'a çıkacaktı.Yorgundular.Tozlu ter yüzlerini kir gibi kaplamıştı. Silik, ümit vermeyen bir görünümleri vardı.Uzaktan askerleri alkışlayan kalabalığın arasındaki bir genç kaygıya kapıldı.Arkadaşına, "Eğer savaş çıkarsa, bu döküntüler nasıl savaşacak?" diye sordu. Yanlarında yaşlı bir bey duruyordu.Bu soruyu duyunca iki gence sokuldu: "Gençler, ben Kore savaşında bulunmuş emekli bir subayım.Mehmetçiği savaşta gördüm.Mehmetçik barışta böyle gösterişsiz görünür.Ama savaşta bambaşka olur.İmkansız sanılan işleri başarır.Sabrı tükenmez.Ölüme gözünü kırpmadan yürür.Türk askerini efsane yapan bu özellikleridir.Savaşta görmeyen Mehmetçiği anlayamaz.Eğer savaş çıkarsa bunlar da demirden adamlar olacaklardır.Hiç merak etmeyin"
Sayfa 309·Kitabı okudu
Tarih
Yüzbaşı Mehmet III
Yüzbaşı Mehmet'in Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin raporlarında 'sorun-kişi' olarak adı geçmeye başlamıştı.Barış Gücü'nün pısırık, ikiyüzlü, korkak, bencil subayları da Yüzbaşıyı Rumlar kadar kızdırıyordu.Tartışmaları uzatmıyor onları da pataklıyordu.Şikayetler arttı. Sonunda Barış Gücü Kurmay Başkanı Tuğgeneral Harbottle Yüzbaşıyı uyarıp azarlamaya geldi.Bütün sertliğini takınmıştı.Yüzbaşı Mehmet hiçbir işe yaramayan, bir Türkün canını kurtarmak için serçe parmağını bile oynatmamış olan bu süslü generalden nefret ederdi.Bu rastlantıya çok sevindi.Tartışma çıkardı.Tartışma büyüdü, kavgaya dönüştü.Bu vesileden yararlanarak Generali de, emir subayını da, şöförünü de güzelce dövdü.Bu olay milletlerarası bir sorun oldu.
Sayfa 248·Kitabı okudu
1000Kitap
Yüzbaşı Mehmet II
Rum Milli Muhafız Ordusundan bir subayla iki asker, Yüzbaşı Mehmet'in komutanı olduğu Boğaziçi'ndeki Rumların durumunu görmek istediler.Yolun ağzına geldiler. Mücahitler buraya girmenin yasak olduğunu söyleyince subay kızdı, mücahitlere hakaret etti, silah çekti, barikatı açmalarını emretti.Bir Rum subayına Türkler nasıl 'yasak' diyebilirlerdi ? Yüzbaşı Mehmet'e haber verdiler. Rum subay Yüzbaşı Mehmet'e de kafa tutmaya kalkınca beklenen oldu.Subayı da, ona yardım eden iki askeri de birbirlerine çarpa çarpa, evire çevire, döndüre döndüre, tadını çıkara çıkara, hiç unutamayacakları şekilde dövdü, yüzlerine su döküp ayılttı, selamlayıp yolcu etti.Bir daha kimse gelmedi.Yüzbaşı Mehmet'in Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin raporlarında 'sorun-kişi' olarak adı geçmeye başlamıştı.
Sayfa 248·Kitabı okudu
1000Kitap
Yüzbaşı Mehmet
Geçitkale-Boğaziçi bölgesindeki mücahitlerin komutanı bir Türk yüzbaşısıydı.Kapalı adı Mehmet'ti.Çok iyi eğitim görmüş, gözünü budaktan sakınmaz, korkusuz, sabırsız, gücüne güç yetmez bir komandoydu.Göreve gelir gelmez Boğaziçi köyünün Türklere posta koyan Rum kabadayılarını yola getirmişti.Üçünü bir araya getirip öyle bir dövmüştü ki hepsi mum kesilmişti.Ne böyle bir dayak yemişlerdi, ne böyle kuvvetli birini tanımışlardı. ... Makarios'un Türklere benzin verilmesini yasakladığını duyunca arabasına Türk bayrağını taktı, atlayıp anayolda bulunan ilk Rum benzin istasyonuna gitti. "Depoyu doldur!" Rum yılışık yılışık " Artık Türklere benzin vermek yasak" dedi.Tekrar doldurmasını söyleyip tekrar aynı karşılığı almak üzereydi ki Rum ağzına müthiş bir tokat yedi, kütük gibi yere yuvarlandı.Bütün ön dişleri dökülmüştü.Benzincide çalışan üç Rum yüzbaşının üzerine atladı.Biraz sonra üçü de yere oturmuş, iki büklüm inliyordu.İçlerinden birine emretti: "Depoyu doldur!" Adam iskeleti gacırdayarak doğruldu.Depoyu doldurdu.Yüzbaşı parasını verdi, selamlayıp ayrıldı.Hiçbir benzinci bir daha 'yasak' demedi. "Pasam" diye karşılıyor, emrini yerine getiriyorlardı. 'Yasak' diyenin hurdaya çıkacağını anlamışlardı.
Sayfa 246·Kitabı okudu
1000Kitap