Çılgın Türkler - KıbrısTurgut Özakman

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.444
Gösterim
Adı:
Çılgın Türkler - Kıbrıs
Baskı tarihi:
Mart 2012
Sayfa sayısı:
464
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752204225
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
Türk kalmak için verilen 100 yıllık şaşırtıcı, dehşet verici mücadele.

T. Özakmanın Diriliş, Şu Çılgın Türkler ve Cumhuriyet-Türk Mucizesi eserlerinden oluşan Türkiye Üçlemesi, toplam 623 baskı yapmıştır.

Yazar bu kez yine yakın tarihimizin büyük konularından biri olan Kıbrıs sorununu yazdı. Kıbrısın fethinden günümüze kadarki çarpıcı olayları, direniş destanlarını, Kıbrısın yüz yıllık Milli Mücadelesini ve Barış Harekâtını bir bütün olarak yine belge-roman tarzında işledi. Çılgın Türkler-Kıbrısın da üçlemenin gördüğü benzersiz ilgiyi göreceğine inanıyoruz.
Okumaya başlayınca hak vereceksiniz.

Çılgın Türkler-Kıbrıstan birkaç parça:


*Donanma Kıbrısın batısından geçerek Adanın güneyindeki Larnaka (Tuzla) körfezinde demir attı. 170 kadırga, 30 kalyon ve çeşitli 160 gemi, toplam 360 gemi denizi kapladı, direklerden ufuk görünmez oldu. (1570)

*Konaktan Baf kapısındaki kışlaya gidildi. Türk bayrağı törenle indirilerek yerine İngiliz bayrağı çekildi. Bu törende protokol gereği birkaç Türk yönetici bulundu. Hepsinin gözleri doldu. Bu bayrak bu göndere elli bin şehit, binlerce gazi pahasına çekilmişti. Bu acı işlem her şehirde ve ilçede yapılacak, ay yıldız Kıbrıstan silinecekti. İndirilen bayrakları alan Türkler özenle katlayıp sakladılar. Bir gün hepsi gerekli olacaktı. Çünkü Türkün bir gün geri geleceğine inanıyorlardı.(1878)

*Rumlar kapıyı tekmeleyip banyoya daldılar. Küvetin içindeki anneyi ve üç çocuğu görmüşlerdi. Türk subayının eşi ve çocukları bunlardı işte! Görerek, nara ata ata otuz üç el ateş ettiler. Dördü de öldü. Çocukların kanları, beyin parçaları, saçları tavana sıçrayıp yapıştı. (24 Aralık 1963)

*Paraşütçüler Kıbrıs toprağına rahmet gibi yağıyorlardı. Kıbrıslı Türklerin kimi sevinçten ağlıyor, kimi şükür secdesine kapanıyor, kimi avaz avaz bağırıyordu. Denktaşın gözyaşları ip gibi yüzüne akıyordu. Acı, zulüm, ölüm, horlanma, eziyet, baskı ile dolu karanlık, kanlı yıllar sona ermişti. Bir Kıbrıs Türkü, bütün Rumlara işittirmek ümidiyle sesi çıktığı kadar bağırıyordu:

"Türkler gelirse işte böyle gelir!" (20 Temmuz 1974)

Kıbrıs Türkünün, varlığını, kimliğini, onurunu, yaşama hakkını savunmak uğruna verdiği mücadele insanlık tarihinin yüz akıdır. Bu yüzden bu kitabın hedef kitlesi "insan"dır.
Çılgın Türkler serisinin kalan kitapları gibi bu kitap da salt tarih kitabı olarak değil, tarihi bir yarı kurgu roman olarak okunursa daha başarılı anlaşılacağını düşünüyorum.
Yazarın yakın tarihimizi anlattığı mükemmel bir kitap. Söylenecek çok fazla bir şey yok. Kesinlikle okuyun, eğer imkanınız varsa sonrada KKTC gezisi yapın. Yapın ki kitapta anlatılanları daha iyi sindirip beyninizin bir köşesine kazıyın.
Yazar bu kez yine yakın tarihimizin büyük konularından biri olan Kıbrıs sorununu yazdı. Kıbrıs'ın fethinden günümüze kadarki çarpıcı olayları, direniş destanlarını, Kıbrıs'ın yüz yıllık Milli Mücadelesini ve Barış Harekâtını bir bütün olarak yine belge-roman tarzında işledi. Çılgın Türkler-Kıbrıs'ın da üçlemenin gördüğü benzersiz ilgiyi göreceğine inanıyoruz.
Okumaya başlayınca hak vereceksiniz.
Yavru Vatanımız Kıbrıs'ın varoluş mücadelesini romansı anlatımıyla, sıklıkla kaynak göstererek kaleme alan rahmetli Turgut ÖZAKMAN'a teşekkürler. Eğitim hayatı boyunca yakın geçmişimine dair çok fazla bir bilgi edinemeyen 1980 sonrasında doğan bireyler için mutlaka okunması gereken bir eser.
Kıbrıs tarihine yönelik kolaylıkla okuyabileceğiniz bir eser. Tabi yine burada başka ulusların Türkleri ne kadar çok sevmediklerine, medyanın gerçeklerden bağımsız insanların düşüncelerine nasıl etki ettiğine, tekrar şahit olacaksınız. 1974'e kadar çıkarma girişimleri olmuşsa da birtakım engellemelerle yapılamamış olan Kıbrıs Harekatı CHP-MSP döneminde Türkiye Kıbrıs'a müdahale hakkını sonunda kullanabilmiştir. Tabi sonrasında ambargolar uygulanmış ve orduyu güçlü tutmak adına ekonomi sıkıntılı bir hal almıştır.

Ve son olarak kitapta dikkatimi çeken Libya başkanı Muammer Kaddafi'nin Türkiye'ye yardımlarıdır. Ki AKP döneminde BM nin Libya'ya müdahalesini başta itiraz etsek de sonradan onaylamış bulunuyoruz.

Büyük Mücadele insanı Rauf Denktaş'ı da unutmamak gerekir, bu eserden sonra kendisinin anılarını okumak bir zorunlululuk halini almıştır.
Hepimiz Kurtuluş Savaşı ve milli mücadele hakkında az çok bilgiye sahibizdir. Ancak Kıbrıs'in milli mücadelesini, kurtuluş hikayesini pek çok kişi tam olarak bilmez. Kibris hakkinda birşeyler öğrenmek istiyorsanız bu kitabı kesinlikle okuyun derim. Hatta ortaokul ve lise ders kitaplarinda detayli olarak anlatılmalıdır Kıbrıs'in tarihi.
Türk'ün bağımsızlık savaşlarının acı ve ibret dolu yaşanmışlıklarından biri de yakın geçmişte Kıbrıs'ta görüldü. Türk Milleti, verdiği mücadelelerdeki sabrı, kahramanlıkları, azmi ile yine tarihe önemli not düşürdü. Turgut Özakman'ın yakın tarihimizi gelecek nesillere doğru bir şekilde aktardığı birçok kitabında olduğu gibi yine haklı davalarımızı araştırıp yazarken büyük emek sarfetmiş. Turgut Özakman, kitabında milli mücadele veren bütün kahramanları saygı ile andığı gibi biz yeni nesil de aynı duygular ile Turgut Özakman'ı anıyoruz.
özellikle şuanda KKTC de tek Kıbrıs hayalleri kuran hayalperestlerin ve Türkiye hakkında ileri geri konuşan bazı kıbrıslıların dikkatle okuması gereken bir kitap. Her şey tüm açıklığıyla anlatılmış...Gerçekleri görmek istiyorsanız bu kitabı okuyun derim..
Keşke bütün sorunlar dostça konuşularak, adalete, haklara özen gösterilerek, saygıyla, önyargısız çözülebilseydi.
Komutanım hasta yatağımda ölmektense, vatanıma karşı görevimi yapıp savaşta ölmek, benim için şereflerin en büyüğüdür.(Albay Özan)
Denktaş 28 subat gunu saat 22.55 de konusmaya basladi. Konusma bir saat surdu. Kibris sorununu en iyi ozetleyen, cok etkili, cok guzel bir konusmaydi. Çoğunluk konuşmayı önyargısız dinleyebilseydi Kıbrıs sorunu çözüme yol alabilirdi. Ama insanlık daha bu gibi tartışmalı konuları önyargısız dinlemeyi ve objektif bir karara varmayı başaracak düzeye ulaşmış değildi.
Her konuda insan ikinci planda, buna karşılık politika, çıkar, önyargı öndeydi. Bunun tersine dönmesi için insanlık daha kaç yüzyıl yaşamalıydı?
"...Türkler zor. Bunlar inatçı, bunlar canlarını esirgemez, bunlarda mücadele ruhu var. Bu ruhu öldürmeliyiz."
Mesela Türk milliyetçiliği emperyalizme bir tepki olarak doğmuştur. Özü yurtseverliktir. ...Türk milliyetçiliğini eleştirmek yurtseverliği eleştirmektir.
Konuşanlardan biri M. Kemal Paşa'yı Kıbrıs'a davet etti ve olanca gücüyle bağırdı:
"Paşam, bizi de kurtar!"

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çılgın Türkler - Kıbrıs
Baskı tarihi:
Mart 2012
Sayfa sayısı:
464
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752204225
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
Türk kalmak için verilen 100 yıllık şaşırtıcı, dehşet verici mücadele.

T. Özakmanın Diriliş, Şu Çılgın Türkler ve Cumhuriyet-Türk Mucizesi eserlerinden oluşan Türkiye Üçlemesi, toplam 623 baskı yapmıştır.

Yazar bu kez yine yakın tarihimizin büyük konularından biri olan Kıbrıs sorununu yazdı. Kıbrısın fethinden günümüze kadarki çarpıcı olayları, direniş destanlarını, Kıbrısın yüz yıllık Milli Mücadelesini ve Barış Harekâtını bir bütün olarak yine belge-roman tarzında işledi. Çılgın Türkler-Kıbrısın da üçlemenin gördüğü benzersiz ilgiyi göreceğine inanıyoruz.
Okumaya başlayınca hak vereceksiniz.

Çılgın Türkler-Kıbrıstan birkaç parça:


*Donanma Kıbrısın batısından geçerek Adanın güneyindeki Larnaka (Tuzla) körfezinde demir attı. 170 kadırga, 30 kalyon ve çeşitli 160 gemi, toplam 360 gemi denizi kapladı, direklerden ufuk görünmez oldu. (1570)

*Konaktan Baf kapısındaki kışlaya gidildi. Türk bayrağı törenle indirilerek yerine İngiliz bayrağı çekildi. Bu törende protokol gereği birkaç Türk yönetici bulundu. Hepsinin gözleri doldu. Bu bayrak bu göndere elli bin şehit, binlerce gazi pahasına çekilmişti. Bu acı işlem her şehirde ve ilçede yapılacak, ay yıldız Kıbrıstan silinecekti. İndirilen bayrakları alan Türkler özenle katlayıp sakladılar. Bir gün hepsi gerekli olacaktı. Çünkü Türkün bir gün geri geleceğine inanıyorlardı.(1878)

*Rumlar kapıyı tekmeleyip banyoya daldılar. Küvetin içindeki anneyi ve üç çocuğu görmüşlerdi. Türk subayının eşi ve çocukları bunlardı işte! Görerek, nara ata ata otuz üç el ateş ettiler. Dördü de öldü. Çocukların kanları, beyin parçaları, saçları tavana sıçrayıp yapıştı. (24 Aralık 1963)

*Paraşütçüler Kıbrıs toprağına rahmet gibi yağıyorlardı. Kıbrıslı Türklerin kimi sevinçten ağlıyor, kimi şükür secdesine kapanıyor, kimi avaz avaz bağırıyordu. Denktaşın gözyaşları ip gibi yüzüne akıyordu. Acı, zulüm, ölüm, horlanma, eziyet, baskı ile dolu karanlık, kanlı yıllar sona ermişti. Bir Kıbrıs Türkü, bütün Rumlara işittirmek ümidiyle sesi çıktığı kadar bağırıyordu:

"Türkler gelirse işte böyle gelir!" (20 Temmuz 1974)

Kıbrıs Türkünün, varlığını, kimliğini, onurunu, yaşama hakkını savunmak uğruna verdiği mücadele insanlık tarihinin yüz akıdır. Bu yüzden bu kitabın hedef kitlesi "insan"dır.

Kitabı okuyanlar 160 okur

  • cem berber
  • Burak GÖZAÇAN
  • Melih Anestezi
  • Emrah Alagöz
  • Eren Bayrak
  • Bay B.
  • Necdet Aydar
  • Naim Talu
  • Haydar Zaitsev
  • Barış

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.3
14-17 Yaş
%1.3
18-24 Yaş
%21.1
25-34 Yaş
%30.3
35-44 Yaş
%28.9
45-54 Yaş
%15.8
55-64 Yaş
%1.3
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%27.9
Erkek
%72.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.4 (28)
9
%28.8 (21)
8
%13.7 (10)
7
%9.6 (7)
6
%2.7 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%1.4 (1)
1
%5.5 (4)