Cami süslemeleri ibadet edenlerin dikkatlerini dağıtır, ibadetin amacı olan kalp dinginliğini bozar. Zihni caminin süslemeleriyle meşgul olan kişinin namazında huşu olmaz. Namaz kılan kişinin, cami süslemeleri sebebiyle dikkatini dağıtıp ibadetine zarar veren her şeyin vebali onları yaptıranların günah hanesine kaydedilmektedir.
Hz. Peygamber'in [sav] bir hadis-i kudsisinde geçen "Bana yakınlık kazanan kullarım, kendilerine farz kıldığım ibadetler kadar başka bir ibadetle bana yakınlık kazanabilmiş değillerdir," sözünü unuturlar.
Mesela diliyle gece gündüz yüz kere veya bin kere istiğfar çekip sonra Müslümanların gıybetini yapan, gün boyu Allah'ın razı olmayacağı şeyler konuşup duranları düşünün. Bunlar zikir ve tespihin fazilet ve sevabını düşünüp dururken gıybet ve dedikodu yapan, sıkıştığında yalan söyleyerek insanlara iki yüzlü davrananların cezasını unuturlar. Tam bir aldanış hali. Oysa dilini günahtan korumak tespih ve zikirden daha değerlidir.
Allah mağfiret ve merhamet sahibidir, dolayısıyla bizi affeder, diye düşünür, Allah'ın merhametine güvenip çaba ve gayreti ihmal ederler. Aslında bu umut (reca) haline dahildir. Umut hali dünyada iyi bir makamdır. Şüphesiz Allah'ın rahmeti geniştir, nimeti kapsayıcıdır, lütfu engindir. Bizler onun birliğine iman edenler olarak Allah'ın merhamet ve mağfiretini kuru kuruya değil, ancak iman, kerem ve ihsan vesilesiyle umarız!.