Nasıl ki en mutlu ülke az ya da çok ithalat yapması gerekmeyen ülke ise, iç zenginliği kendine yeten ve eğlenmek için dışarıdan az ya da çok bir şeye gereksinmeyen insan da en mutlu insandır; dışarıdan alınan pahalıya mal olur, bağımlılık yapar ve tehlike getirir, bıkkınlığa neden olur ve sonunda da, yerli toprağın ürünlerinin kötü bir ikamesidir.
Kişinin kendi varlığına sahip olmasını yalnızca boş zaman sağladığından, boş zamanda kendi içlerinde doğru bir şeyler bulanlara mutlu gözüyle bakmak gerekir.
Doğuştan zengin kimi aile çocuklarının, paylarına düşen büyük mirası, çoğun inanılmaz kısalıktaki bir sürede harcayıp tükettikleri uğursuz savurganlığın kaynağı, gerçekte, zihnin az önce betimlediğimiz yoksulluğundan ve boşluğundan fışkıran can sıkıntısından başka bir şey değildir.