Büşra

Erkeklerden nefret ettiğimin farkındaydım; fakat bu sırrı uzun yıl­lar başarıyla sakladım. En çok nefret ettiğim erkekler bana öğüt vermeye kalkışanlar ya da beni yaşadığım hayattan kurtarmak is­tediğini söyleyenlerdi. Onlardan daha çok nefret etmem, benden daha iyi olduklarını ve yaşamımı değiştirmek için bana yardımcı olabileceklerini sanmalarındandı. Şövalye gibi görürlerdi kendi­lerini; başka koşullarda oynayamadıkları bir roldü bu. Benim dü­şük bir insan olduğumu anımsatarak, kendilerini soylu ve üstün hissetmek isterlerdi.
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
En­der rastlanan o kimseye bağlı olmama, her şeyden vazgeçme, çev­redeki dünyayla bütün ilişkilerini kesme, tamamen bağımsız ol­ma ve bağımsızlığının hakkını vererek yaşama; bir erkeğe, evlili­ğe, ya da aşka bağlanmadan özgür olma; tüm kural ve yasaların sınırlandırmasından kopma hazzını yaşıyordu bu kadın.
Alıntı
En az aldatılan kadının fahişe olduğunu kavramıştım artık. Evliliğin kadınların en zalim şekilde acı çekmesine dayalı bir sis­tem olduğunu anlamıştım.
Alıntı
Ama aşkta her şeyimi vermiştim; yeteneklerimi, çabamı, duygularımı, en derin duygularımı... Bir azize gibi, bedelini hiç hesaplamadan, elimde avucumda ne varsa hepsini vermiştim. Tek bir şey dışında hiçbir şey istememiştim, hiçbir şey: aşkın korumasına sığınmak. Kendimi yeniden bulmak, yitirdiğim benliğimi yeniden kazanmak. Küçük görülmeyen, aşa­ğılanmayan, tersine saygın ve üstün tutulan, duyarak yaşayan bir insan olmak.
Alıntı
"Gözlerine kara gözlükler takıp son­ra da güneşi göremediğini söylüyorsun."
Alıntı