Çevrem insan etiyle doluyken ne denli aptalsam, kendimle baş başa kaldığımda o kadar zekiydim. Ben sokağa çıktığımda herkesin tanrı olduğu bir dünyadaki tek ölümlüyken, kendimi kapattığım duvarların arasında o tanrıların tanrısıydım...
Ne de olsa, memuriyet bir hayatta kalma sanatıydı. Memurlar, daima hayatta kalacak ve kıyametin resmiyet kazanmasını sağlayacak olanlardı. Yalnız tek sorunları, bütün tırnakları ve bordrolarıyla tutundukları o hayatla ne yapacakları hakkında hiçbir fikirlerinin olmamasıydı. Çünkü henüz konuyla ilgili bir yönetmelik yayımlanmamıştı...
Ben, ayrıntısı cehennem olan bir haberdim. Okuyan sayfa çevirir, izleyen kanal değiştirirdi. Dolayısıyla, başlığından ibaret bir haber olarak kalmalıydım!