(English below)
[Türkçe]
Kitapta, 1989’da başlayıp 1997’de Arnavutluk’ta iç savaşın patlak verdiği döneme kadar, bir çocuğun gözünden rejim değişikliğine, liberal ekonomiye geçişe ve tanıdığı dünyanın altüst oluşuna tanıklık ediyoruz. Ailesinin bile hayatta kalmak adına farklı yüzlerini gösterdiği bu dönemde, başlığında da söylendiği gibi “her şeyin parçalandığı” bir süreçte büyüyen yazarın hikâyesine eşlik ediyoruz.
Kitap boyunca tekrar tekrar vurgulanan önemli bir tema var: özgürlük kavramı. Hem komünist hem liberal sistemin özgürlük anlayışları birbirinden farklı ama yazar, her iki sistemin de gerçek özgürlüğü sunamadığını, kendi içinde çelişkiler barındırdığını gösteriyor. Bu, okuyucuyu düşündüren güçlü bir ikilem yaratıyor.
Son bölümlerde ise iç savaşın gölgesinde, ailesinden ayrı düşmüş bir çocuğun korkularını doğrudan o dönemlerde tuttuğu günlüklerden okuyoruz. Bunların bir kurgu değil, gerçek bir çocuğun yaşanmış duyguları olduğunu bilmek insanın içini acıtıyor. Tıpkı günümüzde olduğu gibi… Savaşlardan uzak, çocukların özgürce büyüyebildiği bir dünya dileğiyle.
Günümüz dünyasıyla, ülkemizle o kadar benzerlikleri var ki, altını çizdiğim o kadar çok satır oldu ki. İçtenlikle okumanızı tavsiye ederim.
[English]
The book takes us through the years from 1989 to 1997, a period when civil war broke out in Albania, as seen through the eyes of a child. We witness the collapse of a familiar world as the country shifts from a communist regime to a liberal economy. During this time, even the child’s own family reveals unexpected sides of themselves in order to survive. As the title suggests, we accompany the author through a coming-of-age journey in a world that’s falling apart.
A central theme that is repeatedly emphasized throughout the book is the concept of freedom.