Bastırdığımız duygu ve düşüncelerimizin nasıl da esiri olabileceğinizi , aslında duygu ve düşüncelerimiz üzerinde sandığımız kadar da kontrolümüz olmadığını, işin içine bilim girmeden önce, 1863 yılında, "Kendinizi bir kutup ayısı düşünmemeye zorladığınızda, o lanet şeyin her dakika aklınıza geldiğini göreceksiniz," diyerek örnekliyor.
“İnsan mümkün olmayan şeyi istemek için kendini yormaz ve paralamaz . Kendi fani ve geçici benliğinin üstüne sıçramak,kendi kendini aşmak için yaptığı bütün fedakarlıklar , varlaşma hamlesinin devamıdır .”
“Aşka ait her mesele , yalnız onunla , onun içinde hallolur. Aşk kendisine dışarıda ne hedef ,ne de vasıta arar. Dışarıdan himayeye de ihtiyacı yoktur . Bir sömürge değil , muazzam bir imparatorluktur o .”
“Bazen hakikat vahşidir , insanların arasına salıvermeye gelmez . Fakat o hakikatlere tasma takmak dururken yerlerine yalanları sürmek , neticeleri bakımından daha tehlikelidir .”
“Yalancılığa da , doğruculuğu da tamammül etmeyen bir dünyadayız . Sırasına göre yalanla doğruyu combine eden bir cemiyet ve ruh yapımız var . İnsan realitesi tezatlıdır.”