Tefsir iki kısımdır:
Birisi: Malûm tefsirlerdir ki Kur'an'ın ibaresini ve kelime ve cümlelerinin manalarını beyan ve izah ve ispat ederler.
İkinci kısım tefsir ise: Kur'an'ın imanî olan hakikatlerini kuvvetli hüccetlerle beyan ve ispat ve izah etmektir. Bu kısmın pek çok ehemmiyeti var. Zâhir malûm tefsirler, bu kısmı bazen mücmel bir tarzda dercediyorlar. Fakat Risale-i Nur; doğrudan doğruya bu ikinci kısmı esas tutmuş, emsalsiz bir tarzda muannid feylesofları susturan bir manevî tefsirdir.
"Tarih boyunca Tevhid inancından uzaklaşan toplumlar, hidayet yolundan saptıkları için aklı melekelerini de yitirdiler.Allah'a ait olan bazı özellikleri başka varlıklarda aramaya ve görmeye başladılar.
Böylece kendi elleriyle taştan, tahtadan ve başka vasıtalardan yapmış oldukları ve hayata hiçbir etkisi olmayan putlara ibadet edecek bir seviyeye düştüler.Bu durumda ise Allah'a şirk koşmuş(ortak edinmiş) oldular."
"Her bir hasenenin sevabı başka vakitte on ise receb-i şerifte yüzden geçer, şaban-ı muazzamda üç yüzden ziyade ve ramazan-ı mübarekte bine çıkar ve cuma gecelerinde binlere, Leyle-i Kadirde otuz bine çıkar."