📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Aşk bu.
Beş duyusu, yedi sesi, dokuz derisi, onbir göz aldanması var. Yumuşacık. En derin okyanuslarda büyüyen bir cicek. Titrek alevli bir mum. Karda bir işaret. Güzel bir memleket. Çöl külü. Bi bir çagrı ve bir lanet. Nicedir tükenmiş, gece fısıldanan büyülü sözler. Bu bir fotograf, bir yas, bir tarih kaydı.
“Birisi ona yorgunsun, uyu dese.
Uyu, dese birisi yorgunsun.
Herkes uyanık kalsın ama sen uyu.
Dese, yükünü taşımadan rüyalarına.
Uyu bir kahvaltı karşılayacak sabah.
Uyu, uzun bir şiirdir senin uyuman.
Önüne çıkan ilk duvara kulağını dayıyor: Çıt yok.
Önüne çıkan ilk kapıya kulağını dayıyor: Çıt yok.
Önüne çıkan ilk arabaya kulağını dayıyor: Çıt yok.
Önüne çıkan ilk trene kulağını dayıyor: Çıt yok.
Önüne çıkan ilk uçağa kulağını dayıyor: Çıt yok.
Önüne çıkan ilk dağa kulağını dayıyor: Çıt yok.
Önüne çıkan ilk göle kulağını dayıyor: Çıt yok.
Önüne çıkan ilk ormana dayıyor kulağını: Çıt yok.
Önüne çıkan ilk kendine dayıyor kulağını: Binlerce yorgunluk serçesi çığlık çığlığa.”
Affetmek akılların üstünde sultan olan kalbin hareketi oldugu gibi, affedilmek de insanın bizzat kendi kalbinde inkılap yapmasıyla kendisine sunulan bir zafer hediyesidir.
Affın asıl sahibi Allah’tır.
Ninem derdi ki “bir kadın pisirdigi yemek ile beraber pişerse o yemeğin tadı, tuzu, bereketi olur.”
Ninelerimizin dedelerimizin dünyası ne çabuk bir masala dönüştü. Ve masallara niçin inanmıyoruz?