İşte böyle sorup yanıtını da kendim veriyorum, canım. Yani biliyorum bana gerek olduğunu, vazgeçilmez olduğumu ve insanların saçmalıklarına kulak asmamak gerektiğini. Ama ne yazık ki müsvedde diyerek bir benzerlik buluyorlar! Tamam da bu müsvedde lazım size, bu müsvedde işinize yarıyor, bu müsvedde sayesinde işler yolunda gidiyor, bu müsveddeye ikramiye vermeniz lazım; müsvedde olsa bile!
Kimseye yük olmamak bir ahlak dersidir; ben kimseye yük olmuyorum! Ben kendi ekmeğimi kazanıp yiyorum; doğru, kuru bir parça ekmek, hatta kararmış ekmek; ama çalışarak kazanılmış, yasal ve hile hurda yapmadan elde edilmiş bir ekmek. Ne yapayım! Yazıları temize çekme işiyle az kazandığımı ben de biliyorum; yine de gurur duyuyorum bundan; çalışıyorum, ter döküyorum. Ama sonuçta gerçekten böyle; yazı temize çekiyorum! Günah değil ya yazı temize çekmek?
İnsancıklar/Dostoyevski
Dostoyevski'den okumuş olduğum ilk kitap, yazarla tanışma kitabı oldu benim için ve doğru bir seçim yaptığımı düşünüyorum. (Aslında 2021 yılında yeraltından notlar kitabını okumaya çalıştım fakat biraz okuduktan sonra karakterin yaşadığı bunalımın banada bulaşmaya başladığını gördüğüm için yarım bıraktım.) İnsancıklar kitabı hem Dostoyevski hemde klasik okumaya başlamak isteyenler için oldukça güzel bir seçenek olur diye düşünüyorum. Akıcı ve keyif veren bir okuma olacaktır. Bende ki baskı can yayinlarından - 175 sayfa. Okuyacak olanlara şimdiden güzel okumalar diliyorum. Okuyanların da fikirlerini merak ediyorum, yorumlarda konuşalım lütfen :) Kitaptan beğendiğim bir kaç alıntı ile bitirmek istiyorum.
.
Çok tuhafı! Ağlayamadım; ama ruhum paramparça olmuştu.
.
İnsanın kendini sakınması lazım, kendine özen göstermesi, tehlikelerden kaçınması ve dostlarını acı ve kedere sürüklememesi lazım.
.
Her şeyi görüyor, her şeyi hissediyor, hep acı çekiyordum; bütün bunlar gözlerimin önünde oluyordu!
.
(Buraya kadar okuyanlara teşekkür etmek istiyorum.)