Devamlı (ne olduğu tarif bile edilemeyen)"başarı"kıstaslarını tamamlamak için çalışıp didinen ,hep tüketmek için sürekli çalışıp kazanmak zorunda kalan,temel duygusal ihtiyaçlarının nasıl giderilebileceğini bilmediğinden kendini tatmin edebilmek adına her türlü tuhaf yola ve yönteme başvurabilen günümüz insanı gerçekten çoğu kez 'üzücü' demeyi hak edebilecek bir dünyayı yaratıyor;farkına bile varmadan...
İnsanın ihtiyaçları değil 'istekleri' sınırsızdır ve gerek bireysel gerek örgütsel ölçüde sınırsız istekleri karşılamaya kalkışmanın bedelini tüm tarih boyunca toplumların pek acı şekilde ödediğini görürüz.
Devletlerden şirketlere,toplumlardan vakıflara tüm kurum ve organizasyon gözü adeta sadece "rekabetçi büyüme"oranlarına takılmış durumda.Halbuki doğaya baktığımızda "büyümek için büyüyen"doğal bir organizma göremeyiz.Sadece insan ve bir de bilindiği kadarıyla "kanser" hücreleri bu tarz bir özelliği sergiliyor.