....önce Tanrı'ya değil,insanlara yakardı;Tanrı en son çaredir.Önce Tanrı'ya yakarmakla işe başlaması gereken bir bahtsız ona ancak bütün umutları kaybolduktan sonra yönelir.
Hamzanın baskısı gün geçtikçe artıyordu.Dikenlidüzü köylüleri artık onun elinin oyuncağıydı
Çalış,diyor,çalışıyorlar.Yat,kalk,otur,uyu diyor , bir dediğinin iki etmiyorlardı.Küskün karanlıklarına da gittikçe gömülüyorlar,vurdumduymaz,hiçbir şeyle ilgilenmeden,gülmeden ağlamadan,öfkelenmeden,sevinmeden bir tuhaf havanın içinde yuvarlanıp gidiyorlardı.Umut ettikleri hiçbir şey yoktu.Umut edememenin boşluğundaydılar.