withcarpediem

"Özledin mi babayı?" diyorum. Kısa kolları boynuma uzanıyor. Koala gibi sarıyor boynumu, ölsem ne gam! "Baba seni çok özledi Ayfer!" diyorum, "Öpsün mü bir kere?" Yanağını uzatıyor. Koklamakta öpmeye geçemiyorum. Koridora çıkmışız, kuşlara doğru yol alıyoruz. "Kuşlar uyandı," demeye çalışıyor. Uyanan en güzel kuş ta kendisi.
Sayfa 552 - Ozan, Kaktüs Sanat·Kitabı okudu
Reklam
Heyecanla üzerindeki yorganı çekiyorum. Paçası sıvanmış, küçük ayaklarındaki küçük çoraplarını bile koklayasım var. Bir elim saçına gidiyor. Ne yapacağımı şaşırmış haldeyim, o yanaklarıma yapışıyor. Neşeli sesi evi inletiyor. Öpmeye eye kıyamıyor ve aynı anda doyamıyorum. Ben öptükçe o kahkaha atıyor, kahkahaları çığlık oluyor, beraber deliriyoruz. Gökte uçuruyorum onu, saçları savruluyor, göbeğini öpüyorum, Ayfer neşe saçıyor. Ondan kopan neşe parçaları Nazike ile İskeçeli'yi uyandırıyor. Ev Ayfer ve kuş cıvıltısıyla doluyor. Bahar kapı eşiğinde bize bakıyor. Allah'ım bin şükür...
Sayfa 552 - Ozan, Kaktüs Sanat·Kitabı okudu
Babam hastanedeyken bazı mutlulukların da acıların da tarifi yok de-mişti. Haklıymışsın baba. Yok, hislerimin hiçbir dilde tarifi yok. Nikah cüzdanını göğsüne basıp benim kollarıma sığındığı anlarımıza insanlar "ilk dans" dedi. Oysa Ozan ve Bahar hiçbir zaman öyle dans etmedi, öyle bir dans yok. Biz sarıldık, biz dünyadan uzak bir yerde birkaç nefes dinlendik, gözlerimiz çok fazla arzuyla doluydu, hiddetle seviştik, aşkla titredik, sonunda ehlileştik. Bir ara nikah cüzdanını Bahar'dan almaya kalkan bir el oldu; Bahar onu savurdu, kâğıdı daha da koynuna bastı, ben Bahar'ı içime çektim. Kokusuyla doldum, flaşlar yüzümüzde patladı. En sonunda Bahar'ın kulağına "Hadi," dedim. "Biraz eğlenelim." Yalnızca başını salladı. Ve biz bir panayırın kapısını araladık
Sayfa 528 - Ozan, Kaktüs Sanat·Kitabı okudu
İnsan A'dan Z'ye her şeyi planladığını düşünürken hesaba katamadıkları oluyor; bunların başında duygular var. Evlenişimizin bize bolca mutluluk, eh biraz da gözyaşı ile geleceğini biliyordum. Ama duygular diyorum ya size, işte onları kantarla tartamıyorsunuz. Mesela ben Bahar'ı gelinlikle görmenin beni ağlatacağını asla düşünmezdim. Bahar annemin eldivenlerini giydi diye her şeyi bir kenara bırakıp bir döşekte hıçkıra hıçkıra ağlamak isteyeceğimi de
Sayfa 528 - Ozan, Kaktüs Sanat·Kitabı okudu
Yüzümü yüzüne kaldırdı; gözleri açık bıraktığımız saç tutanlarından birinin dalgasında gezdi. "Yaşadığım en güzel Bahar,"dedi. Kışın ortasında baharı tattım. Gözlerini artık burnundan derin bir nefes aldı "Üstüne yağmur yağmış otlar gibi kokuyor," dediğinde gülümsedim. Seneler sonra onun bana aldığı parfümü bulup almış, sıkmak için bugünü beklemiştim. Güya dans ederken kokumu anladın mı diyecektim ama sormaya ne hacet... Ozan beni dinliyor, Ozan beni görüyor, Ozan beni kokluyor, Ozan beni yaşıyordu.
Sayfa 527 - Bahar, Kaktüs Sanat·Kitabı okudu
Reklam