Babam hastanedeyken bazı mutlulukların da acıların da tarifi yok de-mişti. Haklıymışsın baba. Yok, hislerimin hiçbir dilde tarifi yok. Nikah cüzdanını göğsüne basıp benim kollarıma sığındığı anlarımıza insanlar "ilk dans" dedi. Oysa Ozan ve Bahar hiçbir zaman öyle dans etmedi, öyle bir dans yok. Biz sarıldık, biz dünyadan uzak bir yerde birkaç nefes dinlendik, gözlerimiz çok fazla arzuyla doluydu, hiddetle seviştik, aşkla titredik, sonunda ehlileştik. Bir ara nikah cüzdanını Bahar'dan almaya kalkan bir el oldu; Bahar onu savurdu, kâğıdı daha da koynuna bastı, ben Bahar'ı içime çektim. Kokusuyla doldum, flaşlar yüzümüzde patladı. En sonunda Bahar'ın kulağına "Hadi," dedim. "Biraz eğlenelim." Yalnızca başını salladı. Ve biz bir panayırın kapısını araladık