withcarpediem

"Çok iş var. Düşünülecek, yapılacak çok şey var. Nasıl yetişecek, ne kadarı yetişecek bilmiyorum ama Ozan'la birbirimize söz verdik. O gün gökyüzü yere de inse gülüp geçeceğiz. Hatta ıslanmadık tek bir noktamız kalmayana kadar dans edeceğiz. Mutluluk sözü!"
Sayfa 511 - Bahar, Kaktüs Sanat·Kitabı okudu
Reklam

withcarpediem

, bir kitap okudu
10/10
·570 syf.··
Beğendi
·
11 günde okudu
·
2026 28. kitabı
Anita Felipova
9.7/10 · 8 okunma
Sıradan hayatıma dönmem ve içime bir tutam Bahar kokusu çekmem gerek. İşlerimi bitirip eve döndüğümde saat altıya yaklaşıyor. Dolaptan bir şişe şarap alacakken Bahar'ın muhtemelen bu sabah işe giderken bıraktığı not kağıdını görüyorum. Beceriksiz bir ressam bir kafese iki kuş çizmiş, birine papyon takmış diğerinin başına saç mı duvak mı olduğu belli olmayan bir cisim kondurmuş. Sevgilim resmini çizmiş de dile dökememiş. Gidip elime bir kalem aldım. Resmin üzerine "Düğün davetiyesi," yazıp altına da "Nazike ile İskeçeli evleniyor." dedim. Sonra karşısına geçip bir kadeh şarap bitene kadar keyifle seyrettim.
Sayfa 507 - Ozan, Kaktüs Sanat·Kitabı okudu
"Artık kaybetmek istemiyorum," dediği zaman gözlerimi kapadım. Şimdi sırası mı diye düşündüm. Sonra sırayı kimin belirlediğinde takılı kaldım. Şüphesiz biz bir şeyleri planlıyor, bir sıraya koyduğumuzu düşünüyorduk. Yarına dair planlarımız vardı, İğneada, ormanda yürüyüş, mavi yeşil yağmurluk falan... Oysa bizden öte işleyen bir takvimin varlığı daha kaç kez yüzümüze çarpabilir ki? Birkaç saat önce Rafet amcanın haberi ile sarsıldık. Ya arayan İskeçe'den biri olsaydı? Yaya ya da papusla ilgili kötü bir haber alsak? Ya bir sabah babam arayıp annen bahçede düştü bayıldı dese? Allah korusun. Korusun ama ya olursa? Mutluluğumuzu paylaşacağımız, buna ortak olacak, şahit olacak insanlardan biri bile hayatımızdan eksilirse beklediğimiz her an için kahrolmayacak mıyız? Evet, şimdi tam sırasıydı. "Ozan," dedim ona. "Saçlarım yeterince uzamadı mı?" Yüzüme baktı. Gözünün ucunda bir damla yaş akmakla akmamak arasında titreyip duruyordu. Dudağının ucunda bir kıvrım gülse mi gülmese mi kararsızdı. Sonunda bir nefes verdi. Nefesiyle titredim. "Uzadı," dedi bana. "Uzadı, lütfen artık beklemeyelim."
Sayfa 504 - Bahar, Ozan, Kaktüs Sanat·Kitabı okudu
Dün gece şarap keyfim Bahar'sızdı, haliyle keyiften çok can sıkıntısıydı. Nazike ve İskeçeli ile derin sohbetlere tutuştuk, Binnaz'la kızı yetmezmiş gibi bir de Samsun yolunda bulduğumuz karabaş da gelince pabuçlarının dama atılacağını düşünmüşler. Hem üzülmüş hem de gönül koysak mı demişler. Gece vakti manavın yolunu tuttum. Kaliteli böğürtlenler aldım Nazike'ye. Bana sesini bahşetti, kafesten çıkarıp gıdığından öptüm, nazlı kuşlarım; en kara günümün dert ortakları, en büyük acılarımın yara bantları, gönül elli kat olsa kaç yazar; ellinci katı bile zemin taşımıyor mu? Kuşlar benim zeminim.
Sayfa 482 - Ozan, Kaktüs Sanat·Kitabı okudu
Reklam