Bazı insanların ayaklarına serilir güzel bir hayat. Büyüdükçe fırsat kapıları açılır, herkes bekler onu, basamaklarını kolaylaştırmak için. Yürüdüğü yoldaki tümsekleri hafifletir, tökezlemesin diye elinden tutar, terleyince alnını silerler.
Bazıları için ise tümsek ne kelime; aşılması gereken dağlar, tepeler bitmez. Sürpriz olarak çukurlar eklenir. Kör bir kuyu belirir bazen. Merdivensiz kalır dipsiz kör kuyularda. Hiçbir teçhizatı olmadan kayalıklara tırmanması, yükseklerden atlaması gerekir. O kadar çok yara alır ki mecbur bırakıldığı yolda ilerlerken, bitiş çizgisine geldiğinde dönüştüğü kişi kendinden başka herkese benzer. Yaraları da kendi kendine kabuk bağlar üstelik, pansuman lükstür. Tek gayesi hayatta kalmak olur bir süre sonra. Hatta öyle bir an gelir ki hayatta kalmak bile lüks olur. Peki nedir insanlar arasındaki bu farkın sebebi? Cografya mı kaderdir içine doğulan aile mi?
Yoksa en baştan belli midir herkesin yazgısı?