öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan
saçlarım çok yoruldu gençlik uykularımda acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman
acıyla uğraşacak yerlerimi yokettim.
Ve şimdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın başından başlayabilirim.
İsmet Özel
Bütün saadetler mümkündür...
Şu kapının açılması,
İçeri girivermen,
Bahar, kuşlar, gündüz.
Ve bütün dünya Bir an içinde gürültüsüz.
Bütün saadetler mümkündür...
Bahtsızların biraz gülümsemesi...
Körlerin gün görmesi,
Mümkündür bütün mucizeler...
Ana, baba, evlât, bütün kaybolanlar...
Ebedî bir sabahta buluşmamız bir daha.
Ziya Osman Saba
İşte ben hep böyle bildiğin gibi:
Kaderi öpüp başıma komuşum,
Gülüşüm, oturuşum, konuşuşum,
Belli efendim, besbelli Yaşamaktan soğumuşum.
Yaz yağmurları misali yıllarca Yağmış durmuşum kendi içime. Zaten dünya öyle dünya ki kim kime Herkes kendi derdine anca, Herkesin yüreği lime lime...
Halbuki hayatı sevmem gerekirdi. Acımayı, sevmeyi oldukça bilirim Zamanla bir iş tutmayı da öğrendi ellerim, Hem hayatıma bir de Havva kızı girdi, Ama gel gör ki bu kaderim...
İşte ben böyle bildiğin gibi, N'apalım bizi bir kez mimlemiş kader Her zaman böyle, yağmur bulutundan beter. İşte böyle hilafsız, gözümün elifi Her zaman bir romantik portreye benzer...
Ben zaten bu dünyada tek başınayım, hey... Bir sevdalı gönül bütün varım Eğer o da olmasa ne yaparım, Kimbilir hey Ne yaparım...
Turgut Uyar