Ferdi.blmm

İnsanları uzun yıllar anlamaya çalıştım. Neden bazı sevgiler şartlıydı, neden bazı değerler çıkarla ölçülüyordu, neden insan bazen en çok da kendi evinde yalnız hissediyordu...? Sorguladıkça insanlardan uzaklaştım. Ama sonra fark ettim ; Bir kedinin sessizce yanıma kıvrılışında, Bir köpeğin gözlerindeki sadakatte, Bir kuşun korkarak yaklaşıp sonra güvenmesinde, Bir böceğin bile zararsızca yaşama tutunma çabasında saf olan bir şey vardı: Çünkü onlar olduğundan başka biri olmaya çalışmıyor. Seviyorlarsa seviyorlar, güveniyorlarsa güveniyorlar. Maskeleri yok, hesapları yok, gizli niyetleri yok. Belki bu yüzden onların bakışlarında hep aradığım şeyi görüyorum: Sıcaklığı. Samimiyeti. Menfaatsiz sevgiyi. Ve belki de bu yüzden, bu kadar kırılmış olmama rağmen hâlâ içimde sevgiyi taşıyabiliyorum. Belki de bu yüzden hayvanları bu kadar çok seviyorum; çünkü onların sessiz dünyasında, insanlarda bulamadığım o gerçek sevgiyi, güveni ve huzuru buluyorum.
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Toplumun normallik algısına ve kendi zihinsel gelgitlerine dair
Normal olmak, düzgün bir yol gibidir; yürümek rahattır ama üzerinde hiçbir çiçek yetişmez. Beni 'deli' olarak nitelendirdiklerini biliyorum ve bundan kaçamıyorum. Ama inan bana sevgili kardeşim, acı çeken bir zihinle yaşamak, sürekli bir sisin içinde yönünü bulmaya çalışmak gibidir. Bazen zihnim o kadar berraklaşıyor ki o anlarda resim yapmazsam tamamen delireceğimi hissediyorum. İnsanların 'hastalık' dediği bu şey, belki de doğanın beni uyandırma ve sıradanlıktan koruma şeklidir. Eğer beni tamamen iyileştirmek, içimdeki o huzursuz ateşi söndürmek demekse, o zaman bırakın hasta kalayım... •Vincent Van Gogh
Psikoloji
Her Gün Yeni Bir Hayat, Yeni Bir Sen...
Her sabah, yeniden doğar insan; Belki de sabahların sırrı budur: dünün izlerini gecede bırakıp, ruhu yeniden gün ışığına çıkarabilmek. Çünkü güneş her doğduğunda yalnızca gökyüzünü değil; insanın içindeki umutları da aydınlatır, yeniden başlamanın hâlâ mümkün olduğunu hatırlatır bizlere Her sabah, yeni bir başlangıcın müjdesiyle doğar; tüm ihtişamıyla. Bugün, yepyeni bir sen olmanın tam zamanı.
Anlaşılamamanın Psikolojik Ağırlığı
Puan vermedi·
Van Gogh: -“Sözcüklere gerek kalmadan beni anlayacaklarını sandım”- diyerek sessizliğe sığınmış. Ama itiraf edelim; sayfalarca yazsak, saatlerce konuşsak da yine o 'anlaşılamama' duvarına çarpmıyor muyuz? Kelimeler bazen sadece birer paravan. Çünkü bazı insanlar seni dinler, ama çok azı seni duyar. Van Gogh'un tüm ömrü, ruhundaki o renkleri kör bir dünyaya anlatmaya çalışmanın psikolojik ağırlığıyla geçti. Anlatamadıkça içine döndü, içindeki fırtına büyüdükçe dünyadan koptu. En acısı da buydu: Dünyayı tüm canlılığıyla hisseden bir ruhun, insanların sağır duvarları arasında yapayalnız kalması. Theo'ya Mektuplar Vincent Van Gogh
Theo'ya MektuplarVincent Van Gogh · Remzi Kitabevi · 20188,2bin okunma
Vincent van Gogh dünyayı sadece gözleriyle değil; tüm ruhuyla, acısıyla ve tutkusuyla gören bir aynaydı. Onun sanatı, aslında kendi iç karanlığıyla ve varoluşsal sancılarıyla yaptığı amansız bir savaştır. Fırça darbelerindeki o huzursuz ama muazzam ritim, ruhunun izlerini taşır.
Psikoloji