Karanlıklar içinde bir ışık var adı “Umut”
Umut ederiz
Aşkı umut ederiz
Sevgiyi umarız
Geleceği umarız
Geleceğe umutla bakarız
Mutluluğu,huzuru,sakinliği umarız
Umut etmek güzeldir insanı hayatta tutar
Umut etmek güzeldir yaşamanın amacı olduğunu hatırlatır insana
Yaşamanın anlamını hatırlatır bize:
“Henüz bitmedi,” der; “sen hâlâ buradasın.
yaşamanın anlamını fısıldar kulağımıza:
“Devam et,” der; “bir adım daha.”
Her adımda biraz daha kendine döner insan;
Kendini seversin,
kendi ışığın olursun.
Umut etmek güzeldir;
yüreğinde küçük mucizeler çiçek açar,
en ağır günleri bile yaşanılır kılar.
Umut etmek güzeldir hayata bağlar insanı.
Umut etmek güzeldir yalnızlığın en ağır anında elini tutan en sıcak dosttur.
Umut etmek güzeldir ruhumuzun derinliklerinde buluruz kendimizi; dinginliğin en saf halinde.
Umut etmek güzeldir
Umudu sol yanınızdan eksik etmeyin...🤍
Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.
Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?
–Necip Fazıl Kısakürek
Ben tesadüflere inanmıyorum;
ne yaşadıklarımın rastgeleliğine ne de
kalbime dokunanların sebepsizliğine...
Bugün geriye dönüp baktığımda; her kayboluşun ardında bir yol, her
yaşanmışlığın içinde bir anlam görüyorum.
Her şey tam vaktinde, her şey tam da beni "ben" yapmak içinmiş.
Van Gogh'un "sonsuzluk" dediği şey aslında kaçış değil, yüzleşmeydi.
Düşünmeyi susturmak için resim yapıyordu...
çünkü bazı duygular kelimelerle taşınamaz, ancak renklerle aktarılabilir.
"Bir parça delilik, sanatın en iyisidir" derken kastettiği şey; toplumun normlarına sığmayan o kırılgan, o taşkın tarafımızdı. Belki de gerçek sanat, tam olarak orada başlar.
İnsanlar anlamadıkları şeyi "delilik" diye etiketler. Ama bazen o delilik dediğimiz şey, insanı sonsuzluğa ve kendisine en çok yaklaştıran kapıdır.