Ferhad Adak

Ferhad Adak
@ferhadadak
Yazar, müzisyen, ressam, oyuncu, fotoğrafçı bütün sanatçılar içlerinde bu duyguyu taşırlar. Özellikle de fotoğrafçılar; çünkü fotoğraf, anın geçiciliğine karşı, sanatın geliştirmiş olduğu en önemli savunmadır. Her fotoğraf, çekilen nesnenin ışınlarını kendinde toplar. Yok olmaya mahkûm olan kişi, eşya, hayvan ya da manzaradan yayılan ışınları kendine çekerek gerçek anlamda bir tür ölümsüzlük yaratır.
Sayfa 143 - Yapı Kredi Yayınları 10.Baskı·Kitabı okudu
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
-“Şiir sevmeyen biri, evrimini tamamlamamış biridir benim için." -"Belki sizin çabalarınızla bu cahil, şiiri de sevmeyi öğrenir. Ne olur bana bir fırsat verin."
Sayfa 137 - Yapı Kredi Yayınları 10.Baskı·Kitabı okudu
Alıntı
Gizemi, büyüyü saçma buluyorum. Simya ise sadece sanatta kalmıştır. Örneğin, şiir bir tür simyadır. Sözcükleri karıştırıp dünyalar kurar, duygular yaratır, düşünceler oluştururuz...
Sayfa 93 - Yapı Kredi Yayınları 10.Baskı·Kitabı okudu
Alıntı
Kiliseleri, camileri, sinagogları, hanları, hamamları, bankaları, giyim mağazaları, kitabevleri, meyhaneleri, birahaneleri, şaraphaneleri, kafeleri, kültürevleri, randevuevleri, sinemaları, tiyatroları, galerileri, vakitleri çoktan dolduğu halde ömür sürmeye çalışan bilmem kaç yüzyıllık inatçı binaları, dar sokakları, kör çıkmazlarıyla Grande Rue de Pera, Caddei Kebir, İstiklal Caddesi ya da Beyoğlu nasıl adlandırılırsa adlandırılsın burası her gün, her an değişen yeryüzünün en büyük tiyatro sahnesi gibiydi. Caddeye girdiğiniz andan itibaren, insanların doğaçlama oynadıkları bu komik, bu trajik, bu gerçekçi, bu absürd, bu absürd ötesi oyunu izlemek mümkündü. Caddenin tek koşulu vardı; sizin de oyuna katılmanız. Tıpkı yaşam gibi, bu sahnede de kollarınızı kavuşturarak oturmanıza izin verilmezdi. Burada öyle bir büyü vardı ki, şu anda benim yaptığım gibi, olanları sadece izlemekle yetinseniz bile, oyunun bir parçası olmaktan kurulamazdınız. Çünkü bu caddeye adım atmak, bu sahnenin bir parçası olmayı kabul etmek demekti.
Sayfa 85 - Yapı Kredi Yayınları 10.Baskı·Kitabı okudu
Alıntı
Beyoğlu, dünyanın en büyük metropollerinden birinin kültür sanat merkezi olan bu semt, uygarlığın son nimetleriyle donatılmış bu kültür adası, aynı zamanda binalardan oluşan vahşi bir orman gibiydi. Ve ormanlarda hayatta kalmak için tek yasa geçerliydi: Güçlü ve uyanık olmak.
Sayfa 78 - Yapı Kredi Yayınları 10.Baskı·Kitabı okudu
Alıntı