Evet, aslına bakılırsa benim hayat yolculuğum, her zaman istikametsiz, her zaman rüzgara karşı tâbi bir bocalayış oldu. Hatta buna bir yolculuk bile denemezdi. Bu yolculukta ben kâh o yana kâh bu yana çarpa çarpa sürüklenip durmadım mı? Hem de daima meçhule doğru, daima iradem haricinde...
Bu gök kubbenin altında elbette bana da bir yer bulunur, diyordum. Bu kalenin gölgesinde yerleşirim. Şu karşı sırtlarda dolaşan çoban, şu tarladan el sallayan çocuk kadar hür ve serbest dolaşırım.