Hayat sanki kendimi mecbur ettiğim ve kendimi ruhsal olarak bağlamamak için özel çaba harcadığım işlerden ibaret. Birçoklarına göre hayat olağan akışı içinde geçip gidiyor. Ben neyin olağan, neyin olağandışı veya olağanüstü olduğunu doğru dürüst tartamamanın acısını çekiyorum.
Tarihin yazılması, dikkat dağıtmaya yönelik bir süreçtir büyük ölçüde. Çoğu tarihsel anlatıda, bahsedilen büyük olayların gizli sebeplerine dikkat çekilmez.
Mesele gücün insanları yozlaştırması değil, yozlaşabilecek insanları mıknatıs gibi çekmesidir. Böyleleri şiddet yoluyla şarhoş olma eğilimindedir, ki bu duruma çabucak bağımlı olurlar.