Suyu Arayan Adam

Şevket Süreyya Aydemir
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·525 syf.··
Beğendi
·
2020 28. kitabı
Kitap Şevket Süreyya Aydemir’ in hayat hikayesi. Kendi deyişiyle kendini bulma yolculuğu. Her kendini buluşun bir bedeli var, onun için bu bedel bütün ömrü olmuştur. Bana kalırsa bu herkes için böyledir. Ama şans nihayetinde kendini bulabilmekte belki de. Turancı olarak başladığı yolculuğu, Moskova da komünizm eğitimleri ile devam etmiş, yurda dönüşüyle de bir Cumhuriyetçi olarak ülkesine hizmet etmiştir. Ancak gerçekten bir yaşam bu kadar dolu yaşanabilir dedirtiyor. Dönemin tüm kilometre taşları ile ya bir karşılaşmışlığı ya dostluğu bulunuyor. Nazım Hikmet, Troçki, Stalin, Halil Paşa, Dr. Nazım ve Atatürk aklıma gelenler. Cumhuriyetin ilk yıllarında ve büyük buhran döneminde ki ekonomik duruma ilişkin yorumları da hayli ilginçtir.
Suyu Arayan AdamŞevket Süreyya Aydemir · Remzi Kitapevi · 19675,1bin okunma
8/10
·525 syf.··
Beğendi
·
2023 29. kitabı
Bu kitap, ilkokul öğretmeni olarak yetişmek üzereyken, Birinci Dünya Harbinde savaşa katılan ve sonra Büyük Turan'ı kurmak yolunda Kafkas, Ha-zer ülkelerine koşan bir Türk gencinin hikâyesidir. Şimdi bu yeni baskısını sunduğumuz bu eserin yazarı Şevket Süreyya Aydemir; Rusya'da, Sovyet inkılâbı cereyan ederken, aralarında Enver Paşanın da bulunduğu önemli şahsiyetlerle karşılaşmıştı. Yazar, Rusya'da tahsilini tamamlayarak memleketine dönmüş, hayatın acı ve tatlı çeşitli olaylarını yaşamıştır. Sonra devletin yüksek hizmet mevkilerinde çalışan Şevket Süreyya Ayde-mir'in hayat hikâyesi, Orta Anadolu bozkırında bir «toprağa yöneliş»le biter. «Suyu Arayan Adam»da yüzyılımızın, Avrupa'dan Çin'e ve Himalayalara kadar uzanan çeşitli problemlerini de bulacaksınız.
Suyu Arayan AdamŞevket Süreyya Aydemir · Remzi Kitapevi · 19675,1bin okunma
İsmail Küçükkılınç'ın Suyu Arayan Adam Hakkında Görüşleri
Puan vermedi
''Şevket Süreyya Aydemir'i ve Suyu Arayan Adam hatıratını tavsiye etmeden hatm-i kelâm etmiyorum. Bu adam ve hatıratı bihakkın bilinse çok şey değişirdi. Babası Deliorman anası Batı Trakya Türk'ü. İkisi de muhacir.Edirne çocukluğunun geçtiği yer.Edirne'yi de geçici bir yer görüyorlar. Çünkü Müslümanlar hep "evveli Şam, ahiri Şam" diyerek buradan da hicretin mukadder olduğuna inanıyor.Bulgar-Rum komitacıları İslam ahaliyi korkutmuş. Korkulan oluyor, Balkan Harbi'nde Edirne de boşaltılıyor. Aydemir'in babası ve anası çok dindar, baba Abdülhamidçi.Kendisi çocukluğundaki yoğun dinî atmosferin tesirini Marksist, Kemalist, laik olduğunda da hissediyor. Bunun sebebi dini hep şefkatli insanlarla tanıması,tatması. Aydemir'in Sarıkamış'ta şehit olan subay ağabeyinin yerini doldurmak için 18 yaşındaki iştiyaki başlıbaşına bir hikayedir. Talimden sonra kendisine cephe gerisi, depo görevi çıkmasına rağmen ısrarla cephe vazifesi istiyor ve Kafkas Cephesi'ne gidiyor. Yolculuk sahnesi mutlaka filme alınmalıdır. Tren Kafkas Cephesi'ne gidecekleri Ulukışla'da indiriyor. Artık ne tren ne de motorlu taşıt vardır. Yaklaşık bin km'lik yol, Kayseri, Sivas, Erzincan, Erzurum güzergâhı yaya kat'ediliyor. Aydemir donma tehlikesi de geçiriyor. Bu sahneyi anlattığı satırlar edebî açıdan da kuvvetlidir. Donma ile ölümün ılıklığının tezadı müthiştir. Ayağı takılıp sendeleyip kendine gelince donmadan ve ölümden kurtuluyor. Aydemir, hatıratında fikrî serencamını da anlatıyor ve yer yer üzücü satırlara imza atıyor.Mutlaka okunması gereken bu hatırat, niçin Şam'a gitmediğimizin, Anadolu'yu elde tutabildiğimizin de hikayesidir. Anadolu'yu elde tutmak kolay değildi. Bu sebeple Talat ve Tehcir müradiftir.'' // facebook.com/ismailkucukkilinc //
Suyu Arayan AdamŞevket Süreyya Aydemir · Remzi Kitapevi · 19675,1bin okunma
10/10
·525 syf.··
Beğendi
·
2022 6. kitabı
Her Türk gencinin okuması gerektiğine inandığım Şevket Süreyya’nın kendi biyografisidir Batı Trakya’dan Türklük aşkı için Azerbaycan topraklarına uzanan bu hikaye kendini Rus topraklarında geliştiren ve deneyimlerini genç cumhuriyete aktarmak isteyen Şevket Süreyya’nın hikayesidir. Sade dili ve tasvir yeteneği ile dönemi anlamamıza da yardımcı oluyor. Durağı uçmağı olsun.
Hayata Dair
Suyu Arayan AdamŞevket Süreyya Aydemir · Remzi Kitapevi · 19675,1bin okunma
9/10
·525 syf.··
2021 58. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2021 13:05
Dünyanın en dalgalı zamanında sefere çıkmış bir teknenin hikayesi. İdeallerin, eylemlerin, devrimlerin, savaşların gümbürtüsüyle geçen bir ömürde hiç bitmeyen bir arayış.
Otobiyografi
Suyu Arayan AdamŞevket Süreyya Aydemir · Remzi Kitapevi · 19675,1bin okunma
Puan vermedi·525 syf.··
Beğendi
·
2020 131. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2020 01:21
Suyu Arayan Adam çocukluğu Balkan harbi sırasında Edirne’de geçen, gençliğinin ilk yıllarında 1.dünya harbinde subay olarak Kafkasya cephesinde bulunan, ardından Turan ülküsü peşinde soluğu Azerbaycan da alan, Bolşevik ihtilali gelince de suyu bulurum düşüncesiyle kominist partiye üye olan, iktidara Stalin gelince de bir gemiye binerek Türkiye ye dönen, yazıların dolayı İstiklal mahkemesinde yargılanan , beraat eden ömrünün geri kalan kısmını cumhuriyete adayan , en sonunda ise bir köye yerleşerek suyu toprakta çiftçilik yaprak bulan adamın hikayesidir bu
Suyu Arayan AdamŞevket Süreyya Aydemir · Remzi Kitapevi · 19675,1bin okunma
8/10
·407 syf.··
Beğendi
·
2019 97. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2019 16:11
Suyu Arayan Adam İlber Ortaylı'nın okunmasını tavsiye ettiği kitaplar listemde bulunduğu için okumaya başladığım bu eser Şevket Süreyya Aydemir'in otobiyografik bir eseridir. Birinci cihan harbi ve sonrasındaki Türkiye'yi tanımak, savaşın iç yüzü hakkında bizzat içinde bulunan vatan evladının ağzından dinlemek, o dönemin halkının içinde bulunduğu duygu ve yaşadığı karmaşayı hissetmek, Anadolu'nun garipliğini bakımsızlığını, orayı ilk kez gören birinin ağzından işitmek isterseniz kitaba mutlaka göz atmalısınız derim. Kitabın adını ilk duyduğumda kafamda ciddi ciddi "suyu arayan adam" figürü canlandı. Hani Nuri Bilge Ceylanın "Ahlat Ağacı" filmindeki baba karakteri vardı tarlasında sürekli su arayıp duruyordu ve insanlar tarafından ötekileştiriliyordu. Farklı bir tipti sevgili Dosto'nun şu yeraltı insanlarından biriydi ve ben kendisini çok sevmiştim. Ama Şevket Süreyya Aydemir'in oradaki karakterle pek bir ilgisi yok tabi... Sayın Aydemir Balkan göçmeni bir ailenin çocuğu olarak 1897 de dünyaya gelmiş. Okuma yazmayı kendisine annesi hanımefendi öğretmiş. Mahalle Mektebi, Askeri Rüştiye, Kuleli Askeri Lisesi ve Edirne Öğretmen Okulu' nu bitirmiş muhterem bir şahsiyet...İki abisini savaşta kaybedince gönüllü olarak savaşa katılmış kendisi (1914-18) ... Savaşa katılabilmek için Anadolu'yu bir uçtan bir uça adımlamış Sayın Aydemir ve o dönemin Anadolu'sunu size resmediyor hem kendi hayretler içinde kalarak hem de sizi bırakarak. Savaş sonrasında ekonomi eğitimi için Moskova' ya gidiyor ve elbette burada kominizmin etkisinden kurtulamıyor. Esasen kitaptan daha çok zevk almak adına Rusya tarihi hakkında bilgi sahibi olmak gerekli Çin tarihi de olsa daha çok iyi olur ama Rusya tarihi şart diyebilirim. Kendisinin "Tek Adam " ve " Enver" isimli
Suyu Arayan AdamŞevket Süreyya Aydemir · Remzi Kitapevi · 20215,1bin okunma
Puan vermedi·407 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
İlber Ortaylı Hoca’nın tavsiyesi üzerine okuduğum, Şevket Süreyya Aydemir'in otobiyografik romanı. Osmanlı’nın uç şehri Edirne’de doğan (1897 Yunan-Osmanlı savaşı zamanı) Aydemir Balkanlarda milliyetçilik akımlarının olduğu zamanda tarih sahnesine çıkıyor. Yazarımız ilk hatırasından başlıyor anlatmaya 'yangın'. Çalkantılı Osmanlı yönetimi, savaş, toprak kayıpları, şu garip Anadolu, Turan'a kavuşma arzusu onu suyu aramaya itiyor. İlk yıllarında Turancı, 1.Dünya Harbinde Kafkas cephesinden Azerbaycan'a ve Komünist olması, Anadoluya dönüşü ve Milliyetçi-Atatürkçü oluşunu anlatır. Hayatı boyunca suyu arar ulaşmak ister. Her satırı sindirilerek okunması gereken bir kitap. Mechul Anadolu, ihmal edilmiş Anadolu insanı... Yazılıcak çok şey var ama sindirilerek okunması gereken bir kitap. Her yerde herkese tavsiye ettiğim başucu kitabı. •Çünkü tarih daima tekerrür eder.• Ders almak için okumak daha çok okumak anlamak gerek. Esen kalın Kitaptaki olaylar: Balkan Harbi, Birinci Dünya Savaşı, İttihat ve Terakki, Türk-Ermeni olayları, Mondros Ateşkes Antlaşması, inkılaplar ve dayanakları…
Suyu Arayan AdamŞevket Süreyya Aydemir · Remzi Kitapevi · 20215,1bin okunma
10/10
·407 syf.··
2022 2. kitabı
İlkokul yıllarımda evimizdeki kütüphanede gördükçe kapağında ki resmi “Alaattin’in sihirli lambası”na benzetip elime alıp uzun uzun bakardım. Daha sonra aklımız erip okuyunca eğlence değil de daha çok bir milletin makus talini yansıtan bir dramla karşılaştım. Osmanlı İmparatorluğunun yıkılışında hep kaybetmediğimiz toprak kısmı ile ve kahramanlıklarımızla övündük ama yitip giden ve o buhranda kaybettiğimiz şimdilerde de diğer milletlerin refah ve gelişmişlik seviyesine bakarak ah ettiğimiz parlak nesillerinin kaybını maalesef çok fark edemedik. Dönemin canlı bir tanığından bir kez daha dinlemek isteyen herkese tavsiye ederim. İçinizdeki arayışın hiç bitmemesi dileğiyle…
Türk Tarihi
Suyu Arayan AdamŞevket Süreyya Aydemir · Remzi Kitapevi · 20215,1bin okunma
5/10
·407 syf.··
2025 3. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2025 16:09
Bir şey olacak… şimdi olacak… bak şimdi geliyor… yok yine düşünce… yine düşünce… off yine düşünce…” Kitap resmen sabır kaslarımı geliştirdi. Bazı yerlerde dedim ki: “Hocam, suyu arıyorsun da biz burda kahve içip uykuya direnmeye çalışıyoruz!” Adam fikirden fikre koşuyor… Ben sayfadan sayfaya sürünüyorum Tarihi değer mi? Var. Fikir mi? Tonla. Özetle: okurken derin düşünüyorsun sonra başka bir düşünce geliyor sonra tekrar kitaba dönüyorsun sonra yine su yok Sonuç: Tarihi ve ideolojiyi seviyorsanız mükemmel. Benim gibi “araya biraz heyecan, biraz duygu katalım” diyenler için… bu kitap Netflix değil TRT 1 belgeseli kıvamında. Hürmetim sonsuz ama yoruldum sayın Aydemir
Suyu Arayan AdamŞevket Süreyya Aydemir · Remzi Kitapevi · 20215,1bin okunma

Yazar Hakkında

Şevket Süreyya AydemirYazar · 22 kitap
1897'de Edirne'de Balkan göçmeni, topraksız bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Babası Mehmet Ağa, Bulgaristan'ın Deliorman yöresinde toprak sahibi varlıklı bir kişi iken servetini kaybetmiş biriydi, Edirne'de bahçıvan olarak çalışmaktaydı. Annesi aydın bir kişi olan Şaziye Hanım idi. Okuma yazmayı annesinden öğrendi. Mahalle Mektebi'nden sonra askeri rüştiyeye devam etti. Küçük yaşlardan itibaren siyasetle ilgilendi. Henüz on bir yaşında iken İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne üye oldu. Balkan Savaşları öncesinde annesini ve bir ağabeyini kaybetti. Edirne işgale uğrayınca katliamdan kurtulmaları için İstanbul'a gönderilen çocuklar arasında yer aldı. Kuleli Askeri Lisesi'ne kaydoldu ancak Edirne'nin geri alınması ve bir oğlunun daha asker olmasını istemeyen babasının çağırması üzerine geri döndü; Edirne Rüştiyesi ve Öğretmen Okulu'nda (bugünkü Edirne Lisesi) öğrenim gördü. Bu yıllarda Turancı görüşleri benimsedi. Diğer ağabeyinin Sarıkamış'ta hayatını yitirmesi üzerine I. Dünya Savaşı'nda gönüllü olarak savaşa katıldı; ağabeyin şehit edildiği Kafkasya Cephesi'nde çarpıştı, yaralandı. Cephedeyken okuduğu Müfide Ferit'in Aydemir adlı romanı onu çok etkiledi. İleride Soyadı Kanunu çıktığında Aydemir soyadını seçmesi bu romanın etkisiyledir. Geri çekilme emri üzerine Edirne'ye dönen Şevket Süreyya, öğretmenlik eğitimini tamamladı. Edirne'nin Yunanlar tarafından işgali üzerine bir süre yerel direniş hareketlerine katıldı. Azerbaycan'da kurulan hükümetin İstanbul hükümetinden öğretmen istemesi üzerinde Nuha kentine (bugünkü adıyla Şeki) öğretmen olarak atandı ve 1919–1920 yılları arasında Azerbaycan'a geçti. Ermeniler'e karşı kurulan gönüllü birliğin kumandanı oldu ve bir halk kahramanı haline geldi. Ancak Kafkasya'nın çok etnikli yapısını görünce eski Turancı fikirlerinin doğruluğunu sorgulamaya başladı. Bakü'de toplanan Doğu Halkları Kurultayı'na Nuha Delegesi olarak katıldı. Bu kongreye katılması onun komünizme merakını arttırdı. Kurtultay'dan 10 gün sonra yine Bakü'de gerçekleşen Türkiye Komünist Fırkası'nın toplantısına da katılan Şevket Süreyya, merak ettiği ideolojiyi öğrenmek isteiği ağır basınca Milli Mücadele'ye katılmak yerine Nuha'ya dönmeyi tercih etti. Bir süre amaçsızca gezen Şevket Süreyya, Batum'a gittiğinde Komünist Parti'ye girdi. Yine Batum'da bir öğretmen arkadaşının kızkardeşi ile evlendi ve bu evliliği ömrünün sonuna kadar sürdürdü. Batum'dan sonra Moskova'ya giderek bir çok Türk öğrenicinin de öğrenim gördüğü Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi'ne (KUTV) kaydoldu. İktisadi ve Sosyal Bilimler Okulu 'nda ekonomi eğitimi aldı. 1923 yılında Türkiye'ye geri döndü. Şevket Süreyya, Türkiye'ye döndükten sonra Aydınlık Dergisi'nde komünist fikirleri yaymaya çalışan yazılar yazdı. 1924 yılında Sadrettin Celal Antel ile beraber hazırladığı Lenin ve Leninizm adlı kitabı yayımladı. 1925'te TKP'nin üçüncü kongresinde yedi kişilik Merkez Komite'nin üyesi oldu. Türkiye İşçi ve Çiftçi Fırkası'nın 1 Mayıs'ta "Dünyanın Bütün İşçileri Birleşiniz" yazılı broşür dağıtması nedeniyle gerçekleşen "1925 tevkifatı" sonucu dergi kapatıldı ve Aydemir de Ankara İstiklal Mahkemesi'nde devrin bir çok ünlü komünistiyle beraber yargılanarak 10 yıl hapse mahkum oldu. Muasır Türkiye'nin İktisadi İnkişaf İstikametleri adlı kitabını mahkumiyeti sırasında yazdı fakat bu eser yayımlatamadı. Afyon Cezaevi'nde geçirdiği bir buçuk yıldan sonra 29 Ekim 1927'da ilan edilen genel aftan yararlanarak hapisten çıktı. 1927 Tevkifatı sırasında yeniden tutuklanıp yargılandı fakat beraat etti. Bundan sonra komünizm çizgisinden ayrılıp bir nevi milliyetçi komünizm anlayışını savunmaya başladıysa da Türkiye için geçerli düşüncenin Kemalizm olduğu görüşüne döndü. Vedat Nedim Tör'le birlikte TKP'den ayrıldı. Partiyi polise ihbar etmekle suçlandı. 1928'de Bürokrat olarak Ankara'da çalışmaya başladı. 1951 yılında kadar eğitimci ve iktisatçı olarak çeşitli devlet görevlerinde bulundu. Yüksek Teknik Öğretim Umum Müdür Yardımcılığı, Ankara Belediyesi İktisat Müdürlüğü, Ankara Ticaret Mektebi Kurucu Müdürlüğü, İktisat Vekaleti Sanayi Tetkik Heyeti Reisliği, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu Üyeliği yaptı. 1932 yılında Atatürk'ün isteği üzerine Yakup Kadri Karaosmanoğlu ile birlikte Kadro Dergisi'ni çıkarttı. Dergi kapatıldığında Ankara Ticaret Mektebi'nde müdür olan Aydemir, bu görevi 1936'ya kadar sürdürdü. İki yıl Ankara Belediyesi İktisisat Müdürlüğü yaptıktan sonra İktisat Bakanlığı'nda çalışmaya başladı ve İsmet İnönü'nün güvenini kazandı. Komünist geçmişi nedeniyle çok eleştirilse de başarıları nedeniyle yükseldi. Bir dönem Ekonomi Bakanlığı'nca İsmail Hüsrev Tökin'le birlikte bir kalkınma planı hazırlamakla görevlendirildi. Fakat İsmet Paşa bu planı kabul etmedi. 1951'de Vekiller Heyeti kararıyla emekli edildikten sonra kendisini yazarlığa verdi. Hayatı boyunca çok sayıda eser veren Aydemir, Tek Adam adlı eserinde Atatürk; İkinci Adam adlı eserinde İsmet İnönü 'yü yazdı. Bunun dışında Menderes'in Dramı, Enver Paşa (kitap) gibi biyografiler ve Suyu Arayan Adam gibi otobiyografik denemeler dışında Toprak Uyanırsa ve Kahramanlar Doğmalıydı adlı romanları yazdı. 27 Mayıstan sonra oluşan yeni düşünce ortamında kurulan sosyalist eğilimli Devrim ve Yön gibi dergilerde yazıları yayınladı. 12 Mart Muhtırası sonrası Yön Dergisi kapatılınca yazılarına Cumhuriyet Gazetesi'nde devam etti. 25 Mart 1976'da Ankara'daki evinde hayatını kaybetti. Ankara Belediye Başkanı'nın emriyle tabutu, Türk bayrağına sarılı olarak defnedilmiştir. Adı, Ankara'da yıllarca oturduğu sokağa verildi.