“Tanrı’nın istediği iyilik mi yoksa iyiliği seçebilme şansına sahip olabilmek mi? Kötülüğü seçen biri gerçekte iyiliğe zorlanan birinden daha mı geçerli Tanrı’nın gözünde?”
“Seçme hakkına sahip olmayan kişi, kişiliğini yitirmiş demektir.”
Kitabın beğendiğim yanı bunun gibi ahlak felsefesi adına iyilik kötülük kavramları, özgür irade gibi konuların sağlam eleştirileri var.
Ve sonunun iyiye bağlanması dönüşümü mutlu etti.
Başlangıçta argo üslubu biraz tuhaf geliyor fakat kitap çok akıcı bir zaman sonra çakozluyorsunuz
Beğenmediğim yanı ise eğer kolay etkilenen bir insansanız yaşanan olayların fazla can sıkıcı olması özellikle başlarda yaşanan olaylar argo üslupla da birleşince pek iyi şeyler hissettirmiyor.Bana göre tam anlamıyla çıkarım yapamayacak verdiği mesajı doğru anlayamayacak belli bir yaş düzeyine gelmeyen insanların okuyacağı
bir kitap değil.
“Oğlum, oğlum. Oğlum olunca, yeterince büyüyünce ona bütün bunları açıklayacaktım. Ama sonra anlamayacağını veya hiç anlamak istemeyeceğini ve yapmış olduğum şeyleri yapacağını, evet hatta belki miyavlayan tekirlerle ve sarmanlarla çevrili zavallı bir moruk sazanı öldüreceğini ve ona cidden engel olamayacağımı anladım. O da kendi oğluna engel olamayacaktı kardeşlerim. Dünyanın sonuna kadar filan da böyle gidecekti, durmadan durmadan durmadan, kocaman dev bir herif filan gibi, belki dev ellerinde leş kokulu pis bir portakalı döndürüp döndürüp duran bizim Tanrı’nın kendisi gibi (Korova Sütbarı sağ olsun).”
Ve bu paragraf tehlikeli bir paragraf.Kitap güzel popüler olabilir ama dikkatle okumakta fayda var
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,2bin okunma
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir İngiliz, II. Abdülhamit’e sunduğu raporda, “Bu fabrika zarar edecek, işçileri on altı saat çalıştırmak bile yetmez, çoçuk işçi çalıştırmak lazım,” diyor.
Sanayi devriminin ilk dönem kaideleri bunlar.Padişah ise raporun kenarına, “Bu fani dünya için ademoğlunu bu kadar eziyete lüzum yoktur,” notunu düşüyor.
Bakış, paradigma farkı var.