10/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Alp Doğan Yıldırım,babası savaş gazisi Mülazım Ali Fehmi'nin Kurtuluş Savaşı yıllarında yaptığı tüm fedekarlıkları ve savaşları babasının ölümünden 20yıl sonra anlattıklarından hatırladıklarıyla kaleme almıştır.Osmanlı imparatorluğunun Balkan savaşlarından sonra adım adım Mondros mütarekesiyle nasıl paylaşıldığını, İstanbul hükümeti damat Ferit Paşa ve padişah Vahdettin'in bu işgal için takındıkları tutum adım adım Mustafa Kemal Paşa tarafından faaliyete geçirilen Sivas ve Erzurum kongreleri,kurtuluş için alınan kararlar ve yeni kurulan hükümetle beraber tüm savaş yıllarını yapılan fedakarlıkları ve Türk ulusunun sonunda kazandığı başarılardan ayrıntısıyla bahseder.İsmet İnönü ve Mustafa Kemal Paşa'nın hatıralarını ve tüm o savaş yıllarını, o mücadeleyi ayrıntılarıyla okumak çok güzeldi.
Savaş ve GururAlp Doğan Yıldıran · En Kitap · 20184 okunma
Puan vermedi·194 syf.··
2026 2. kitabı
Kitaba başlamadan önce bir öğretmen bakış açısıyla yazılmasından sebep kendi hayal dünyamızın yansımalarına rastlayacağımı düşünsem de öyle olmadı.Çok akıcı bir üslupla yazılmış, yazarın daha çok varoluşsal iç dünyasını okuduğumuz yer yer bazı gerçeklere üstü kapalı bir şekilde değinen, sonunda da ümitsizlik ve çaresizlik duygusunu okuyana hissettiren bir eserdi.Altını çizdiğim satırlardan en ders verici olanı ise şu oldu benim için; 'Yolcu, bir gün yolunu yitirirsen, artık eski yolunu bulmaya çalışma, yeni bir yol ara kendine'..
Hakkari'de Bir MevsimFerit Edgü · Sel Yayınları · 201713,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·152 syf.··
2026 28. kitabı
Merhaba arkadaşlar bugün sizlere Book•lover ❥ nin önerisiyle okuduğum , sevgili yazarımız @av.zekeriyacetin İn kaleme aldığı #kimsessizlercografyasi ndan bahsedeceğim . Hikaye, 6 Şubat depreminin hemen ardından başlıyor. Anlatıcımız, İskenderun’da yaşayan kuzeni Ferit’ten haber alabilmek için soluğu Hatay’da alır. Asrın felaketi tüm ülkeyi etkilediği için güç bela Iskenderun'a varabilmiştir.Ama Ferit'in adresinin yazılı olduğu kağıdın bir hükmü yoktur.Çünkü şehir tanınmayacak vaziyettedir.Her yer yıkılmış ayakta duran tek bir sağlam bina kalmamış. Ferit'in yaşamış olduğu apartmanı da zor bulur O da yıkılmıştır. Ferit giris katında oturuyordu ve bina da tam o tarafa yan yatmış. Her yer enkaz, her yer büyük bir çaresizlik. Anlatıcımız tam ümidini kaybetmek üzereyken, enkaz başında çaresizce bekleyen Ali ile karşılaşır. Ali; eşi ve kızı beton yığınlarının altında kalmış, kendisi ise o cehennemden bir çatlaktan sızarak kurtulmuş Iraklı bir göçmendir. Üstelik kuzeni Ferit ile aynı binada oturmaktadırlar. Ali’nin trajedisi aslında depremden çok önce, çocuk yaşta başlamıştır. İran-Irak Savaşı’nda ailesinin gözlerinin önünde kurşuna dizilmesine tanık olmuş, ardından üç arkadaşıyla birlikte İran’daki mülteci kamplarında oradan oraya savrulmuşlardır.Başlarına o kadar kötü şeyler gelmis ki Ali tüm yaşadıklarına rağmen ayakta kalabilmişti. Sığındığı son liman olan eşini ve kızını da bu depremde kaybetmek üzere olan Ali, hayatın kıyısındadır. Anlatıcımız, onun canına kıymasını engellemek, zihnini bir an olsun dağıtabilmek için yolunun İskenderun'a nasıl düştüğünü sorar. Ve Ali, acısını biraz olsun hafifletmek umuduyla anlatmaya başlar... Bu kitap bana aidiyet duygusunu, insanı tam vazgeçtiği an sarmalayan sevgiyi ve hayatın acı gerçeklerini derinden sorgulattı. Yaşanan tüm
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026105 okunma
10/10
·93 syf.··
Beğendi
·
2026 213. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 13:55
1950 kuşağının önde gelen öykücülerinden Ferit Edgü, içinde yaşadığı çağın değişen insan algısını yansıttığı hikayelerinde, yalnızlık, yabancılaşma, bunaltı gibi varoluşçu felsefenin yansıması olan izleklere yer verir. Ferit Edgü’nün 1959’da yayımlanan Kaçkınlar adlı kitabında yer alan birbirleriyle bağlantılı hikayelerde şiddet teması merkeze alınarak yapılan araştırma aracılığıyla, dönemin değişen edebiyat anlayışını ve insan algısını görmek mümkün olacaktır. Ferit Edgü’nün Kaçkınlar adlı kitabında yer alan öykülerde şiddet, toplum içinde görülmemenin, duyulmamanın ve anlaşılmamanın sonucu olarak ortaya çıkar ve kişilerin yalnızlık, yabancılaşma ve bunaltı gibi duygularının dışavurum aracı olarak kullanılır. Varoluşsal kaygıların egemen olduğu, zorluklarla sürdürdükleri, yaşamaya değer bulmadıkları hayatlarını, başkalarının gözleriyle değerlendiren hikâye kişileri, içine düştükleri çıkmazda şiddete başvururlar. Kaçkınlar’da şiddet, insandan insana, insandan hayvana ve insandan nesnelere yönelik şiddet olmak üzere çeşitli biçimlerde görünür kılınır. Fiziksel şiddet, hem hikaye kişileri tarafından uygulanan hem de onların maruz kaldığı bir şiddet türü olarak, insanoğlunun yıkıcı ve yok edici yüzünü temsil eder. Psikolojik şiddet ise hem içeriden kişilerin kendilerine uyguladığı duygusal şiddet hem de dışarıdan diğer insanlar tarafından hikâye kişisine uygulanan baskılar aracılığıyla görünür kılınır. Çalışmada incelenen hikayeler aracılığıyla şiddetin görünür ve görünmez yüzleriyle insanların hayatını kuşattığı ve giderek artan yıkıcılığıyla onların hayatında çıkmaza sebep olduğu üzerinde durulmuştur.
Hayata Dair
KaçkınlarFerit Edgü · Çan Yayınları · 1959326 okunma
Kimsesizler Coğrafyası
7/10
·152 syf.··
2026 42. kitabı
" Kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış insanlar ancak bu kadar gözü kara olabilirdi. Düşünmek ardında bekleyeni olanların lüksüydü." "Ve her yerde aynıydı çaresizlik, insan bir acıyı çekmeye mahkum edilmişse kaçırmıyordu kaderinden. Adımları birbirine dolanıyor, koşamıyordu. Öylece eli kolu bağlı vaziyette, mahkum edildiği şeyi yaşıyordu." Selam canlar Bugün sizlere @av.zekeriyacetin kaleminden #kimsesizlercoğrafyası kitabı ile geldim... 6 Şubat depremi yalnızca fiziksel bir yıkım değil, insanların iç dünyasında açılan derin boşluk bırakan çaresizlik, umut, kayıplar ne çok insan o enkaz altında hayatlarını bıraktı. 6 Şubat depremi yaşadığımız en kara günlerden biriydi. Hikayemizin anlatıcısı bu acı haberi aldığında kuzeni Ferit için Hatay'a yola çıkar. Zorda olsa kaldığı apartmanın önüne geldiğinde karşılaştığı manzarayla umutları azalsa da yine bir umut deyip bekler. Enkaz başındaki bekleyiş felaketin görüntüsü değil çaresiz ve umutla bekleyiş. Anlatıcı enkaz başında beklerken Ali ile tanışır. Ali'nin eşi ve kızı enkaz altındadır. Hatay'da enkaz başında yolları kesişen anlatıcı ve Iraklı Ali'nin hikâyesini okuyoruz. Ali'nin Irak'tan Türkiye'ye uzanan yaşam öyküsünü okurken yoğun bir duygu aktarıyor. Ali'nin yaşadıkları oldukça üzücü, çocuk yaşta kimsesiz kalmış Ali zorlu hayat mücadelesini okuyoruz. Hor görülmüş, işkenceye maruz kalmış, insanca muamele görmek için çok çabalamış, ne yaşarsa yaşasın doğru bildiğini yapmaya çalışmış bir adam Ali. Hayatın ona sunduğu en büyük hediyesi olan eşi ve kızını tek bir an yalnız bırakmaz enkazın başında, bir umut onların sağ çıkması için dua eder. İnsan bu kadar acı karşısında nasıl ayakta kalır ? sorusunu kendine soruyor. Enkaz başında umutla bekleyen insanlar, kayıplarını kabullenmekte zorlanan aileler ve hayata yeniden
1000Kitap
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026105 okunma
Kimsesizler Coğrafyası
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 74. kitabı
Hangisi daha acı kimsesizlik mi yoksa kimsesizliğinin sömürülmesi mi ? Hayat bazen hiçbir şey beklemeden önümüze serer herşeyi ama biz tatmin olmayız. Başımızı sokacak bir ev,yiyecek aşımız, bizi koruyup kollayacak ailemiz ,eşimiz dostumuz hesap vermeden yaşadığımız normal bir hayat... Peki ya bunların hayaliyle yaşayan ve canı pahasına dişiyle tırnağıyla kazıyarak buna ulaşmaya çalışan insanlara neden hep aynı bakış açısıyla bakıyoruz ve neden sadece acımak ile kalıyoruz. İşte baş kahramanımız "Ali" Eğer deprem olmasaydı kuzeni Ferit'i bulmak için o depremin olduğu yere gitmeseydi ve o hengamede onunlq arkadaş olmasaydı bizim ondan hiç haberimiz dahi olmayacaktı. Ne savaşta kaybettiği ailesinden,ne hayatta kalmak için verdiği mücadeleden ne ordan oraya sürgün edildiği mülteci kamplarından ne de ilk ve son aşkı ile yeniden kurduğu ailesinden ve o ailesinin o depremde göçük altında kaldığından haberimiz olmayacaktı. Saatlerce o göçüğün başında yeni kader  arkadaşı edinmiş ve hayat hikayesini anlatarak bekleyen Ali... Yazarın ele aldığı 6 şubat 2023 depremi birçok şehrin yok olduğu felaketin resmi içimizin ezildiği elimizden bir şeyin gelmediği çaresizliğin adı... Kitabın sayfalarını çevirdikçe gözlerim bugulandı içim acıya acıya dudaklarımı ısıra ısıra okudum yazılanları, gerçeklik payı bulunan bu kurgu eser kalbimin paramparça olmasına yetti ve arttı bile kitap bitti ama bende bittim.
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026105 okunma