Şimdi, şurada, şu göğün altında bir yıldız kaymalıydı. Hercümerç olmalıydı sinemdeki bu kin, bu öfke, bu taşkınlık. Her yanım dingin bir vâha olmalıydı. Ama yapamıyorum içime bu denli serilmiş labirentlerden kaçıp kurtulamıyorum. Damarlarımda dönüp duran bu çıldırmışlık hali hep başka bir hengamenin içine atıyor beni. Bir gün bu delilik sanrılarından çıkıp kurtulabilirsem şayet, dünyayı kalbinden tutup bıçaklayacağım emin olun buna. Bunu sadece kendim için değil, yüreğinde kırgınlık taşıyan, itilen, kakılan, zulme uğrayan, mazlum her bir ferd için yapacağım. Dünyayı kuşatan bu iblisler içimde -içimizde- taşıdığımız bu öfkenin sadece bir zerresinin everest dağını paramparça edeceğinden bi haberler. Şimdi geriliyor ve bir okun yaya çekildiği gibi mevzilerimizde devleşiyoruz. Sakın gaflete düşüp, konuşlandığınız mevzileri terketmeyin. Bekleyin, Allah muhakkak inananlarla beraberdir. Bugün Kudüs muhasara altında olabilir ama korkmayın, ye'se kapılmayın ve unutmayın Selahaddinler hala özgürdür. Tutsak olan sadece inancımızdır. Fikirlerimizi sokağa sürmenin vakti geldi. İstikbal el hak bizimdir. Namlular ise hala yüreğimiz kadar sıcak ve patlamaya hazır. Müslümanların göğsündeki kül perdesi ne zaman atılır ve içimizdeki inanç zerreleri ne zaman şaha kalkarsa işte o zaman Kudüs fethedilecektir. O zaman bütün İslam beldeleri özgür kalacaktır ve o zaman aziz İstanbul bir kez daha fethedilecektir!
Ferit Şimşek