Bir hayli zamandır,kazasız belasız,gürültüsüz patırtısız ve dingin bir biçimde dönüp duran dünyaya kızmıştı.Kendisinin yüzü bozulmuş,vücudu paramparça olmuş,bitap bir halde yatalak kaldığı sırada,herkes sanki mahsus,ona nispet yaparcasına hayatını bir güzel yaşayıp gidiyordu.Onun yaraları,dünyada herhangi bir huzursuzluğa dahi neden olamamıştı.
Bizim okuma yazmamız yok duygulara gelince,duygularımızı okuyamıyoruz.Bir tek seninle ve benimle ilgili değil bu,bütün insanları etkiliyor,ve üzücü olan da bu.Bedenimizle ilgili her şeyi öğreniyoruz,Güney Afrika’da tarım nasıl yapılır,pi sayısı nasıl hesaplanır,nasıl hesaplanmalıdır her şeyi öğreniyoruz ama ruhumuzla ilgili inanılmaz cahiliz.