Bir insanın kalbini dinlemek, öpüşmekten çok daha mahremdir, o kadar mahremdir ki, hayatın görüntülerle, kelimelerle hatırlanmayan, sadece bu tür duygularla hatırlanan en masum anlarını getirir akla. Bir insanın kalp atışlarını duyduduğunda, o insana ait olduğunu bilirsin.
Her eylemin bir yansıması vardı ve varoluş düzenini sorgulamak cezasız kalmıyor, kaos çemberini genişletiyordu. Keşke yaşamak bir ayin ve her beden de bir tapınak olsaydı.
Herkes insandır, hayatta kalmak ister; bahar güneşi altında buğday tarlalarının kenarında uyumak ister. Dünyada hiç kimsenin bir başkasından hayat nimetini almaya hakkı yoktur.