Fethi BOZKAYA

Puan vermedi·192 syf.··
2026 11. kitabı
Buğday Tanesi/ @av.serkanbayram "Yol Arkadaşım Kitap Projesi" kapsamında bu ay öğrencilerimizle Buğday Tanesi kitabını okuduk, filmini izledik. Bugün de bizzat kahramanından dinleme şerefine eriştik. Şahsi davetimi geri çevirmeyerek okulumuzda kitap okuma grubuma misafirimiz olan İstanbul Milletvekili ve Dünya Barış Elçisi Sayın Av. Serkan Bayram’a, enerjisi ve ilham veren hayat hikayesi ve öğrencilerimin gözlerindeki o ışığa vesile olduğu için çok teşekkür ediyorum. Bekle kar altında kalan buğday tanesi, Yine onun suları ile yeşereceksin. Gözyaşların çare değil ağlama büyü, Başını dik tutabilirsen boy vereceksin./Syf.5 Kalbi acıya teslim olmuş kişi, sevdiklerinin gözlerinden bile umut bekler./Syf.26 Engeller aşılmak içindir./Syf.62 Bir engellinin normal bir hayat sürmesinin önünde bence iki tür engel vardır. Birincisi kendi zihninde, kendi kendine koyduğu 'ben yapamam' engeli. İkincisi ise çevresindekilerin 'O yapamaz','O edemez' ön yargısıyla isteyerek ya da istemeyerek koydukları engeller bunlar haricindeki engeller bir şekilde aşılır./Syf.62 Bekle kar altında kalan buğday tanesi, Yine onun sularıyla yeşereceksin. Başını dik tutabilirsen boy vereceksin Gözyaşların çare değil ağlama büyü,/Syf.67 HSK'nın 8. Maddesi yüzündendi elenmesi. "Alışılmışın dışında çevrenin yadırgayacağı vücut bozukluğu bulunmamak" diyordu o madde. Oysa bu insan onuruna aykırı bir maddeydi./Syf.68 Bizler özürlü değiliz! Hayatı sizler gibi yaşamamızda bazı engellerimiz olduğu doğru... Ama bunun için kimseden özür dilememizi ya da hayatın kenarında bize uygun görülen şekilde yaşamamızı bekleyemezsiniz/Syf.82 Hata yapmaktan korkmayın çocuklar" diyordu Ayşe. "Hata yapmak büyümenin bir parçasıdır. İnsanlar hata yapmaktan ya da başaramamaktan korktukları için, çoğu zaman hiçbir şey
Buğday TanesiSerkan Bayram · Yeti Kitap · 20254 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·325 syf.··
2026 10. kitabı
Babalar ve Oğullar/ İvan Turgenyev Kitabı üç yıl önce okumuştum, @mavi_kitap_kulubu olarak okuma listesi aldığımız için tekrardan okumak durumunda kaldığım bir kitap oldu, okudum ama çok fazla üzerinde durmadım, yalnız şunu belirteyim kitap toplantısından sonra on defa okumuş gibi oldum. Babalar ve Oğullar, yani günümüzde de güncelliğini koruyan bir üst kuşak alt kuşak muhabbeti... Turgenyev Avrupa'da okuyup, orada gördüğü yenilikleri ülkesine taşımaya çalışan Rus bir aydındır. Bu kitabında da iki kuşak arasındaki çatışmayı,toplumsal yasalara karşı Nihilist karakter Bazarov üzerinden anlatıyor... Benim için ne de hüzünlü gelişin, Ah bahar, ah aşk mevsiminde! Ne karanlık.../Syf.15 Her insan kendi kendini eğitmek zorundadır.../Syf.41 Çocuklar onları seveni hisseder./Syf.52 Kitapların onlarca sayfada anlattığı şeyi bir resim açık seçik anlatır bana/Syf.104 Bedensel hastalıkların nereden kaynaklandığını az çok biliyoruz; ama ruhsal hastalıklar kötü eğitimden, çocukluktan başlayarak kafalara doldurulan gereksiz bir sürü şeyden, sözün kısası, toplumdaki bozukluklardan oluyor./Syf.104 Zaman (bilindiği üzere) bazen kuş gibi uçar gider, bazen sümüklüböcek gibi ilerler; ama insanın en çok hoşlandığı, onun çabuk mu, yavaş mı geçtiğini fark etmemesidir./Syf.112 "Mutluluk bizim olmadığımız yerdedir."/Syf.126 Çok şey bilirsen çabuk yaşlanırsın./Syf.133 Seninle ben bir ağaç kovuğunda iki mantar gibiyiz, diz dize otururuz, bir yere gidemeyiz. Yalnızca ben kalacağım senin yanında daima... sen de benim yanımda/Syf.170 Her şey olasıdır dünyada.../Syf.226 Yalnızca ölümü düşüneyim diyorum. Olmuyor./Syf.239
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · İletişim Yayıncılık · 201655,8bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 5. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2026 00:43
Kuyunun Dibindeki / Hasan Yusuf Etyemez Şair benim akrabamdır. Yıllar önce sağda solda yazdığı şiirleri ben derleyip toplamış, adeta editörlüğünü üstlenmiş ve matbaa ile görüşerek kitaplaştırmayı düşünmüştüm. Ona sürpriz olacaktı. İçimde hep şu inanç vardı: Onda bir cevher var, fakat bu cevher kuyunun dibinde kalacak, gün yüzüne çıkmayacak. Ben düşündüğümü gerçekleştiremedim ama o, düşündüğümü yaptı; ortaya gerçekten güzel bir eser çıkardı. Şiir benim ilgi duyduğum bir alan. Belki profesyonel bir eleştirmen değilim, olumlu ya da olumsuz teknik değerlendirme yapamam; fakat bir şiire “güzel” diyebilmem için bazı kırmızı çizgilerim vardır. Aradığım tüm özellikleri bu eserde buldum. Farsça, Arapça ve Türkçe kelimeleri öyle ustalıkla yoğurmuş ki, ortaya hem derinlikli hem de estetik bir bütün çıkmış. Kitabı biraz geç okudum ama geç kalmışlığımı telafi edecek derecede hakkını verdiğini söyleyebilirim. Hasan Yusuf Etyemez, kuyunun dibinde saklı duran sesiyle, aslında hepimizin içindeki suskunluğu dile getirmiş. Onun şiirleri, hem dilin zenginliğini hem de ruhun derinliğini bir araya getiriyor. Tavsiye eder miyim? Şiddetle #tavsiyeederim
Kuyunun dibindekiHasan Yusuf Etyemez · 05 okunma
Puan vermedi·68 syf.··
2026 9. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 02:38
Kızıl/Stefan Zweig Viyana’ya tıp eğitimi için gelen genç bir öğrencinin büyük şehirde yaşadığı yabancılık, özgüven sorunları, sorunlarla baş etme mücadelesini anlatıyor. Başarılı oldu mu peki? Spoiler yok, kısa bir kitap, okuyun derim :) Gözü açılmamış bir bıldırcın gibi İstanbul'a geldiğim üniveriste yıllarımın ilk zamanları geldi aklıma, ben de çok zorlanmıştım, Hüseyin Etyemez abim, merak etme üç ayda buraların kurdu olursun demişti. Dediği gibi oldu, tabii yanındaki arkadaş çok önemli, iyi arkadaş bülbül gibi seni Gül bahçesine, kötü arkadaş seni karga gibi çöplüğe götürürler derler. Şükür Schramek gibi arkadaşlarım olmadı, hoş Schramek de kötü biri oldugunu sanmıyorum, kendi şahsına münhasır bir karakter işte. Tek bir sözcük duymanın hasretini o an olduğu kadar hiç çekmemişti./Syf.6 Hüzünle sevinç, umutla düş kırıklığı sürekli iç içeydi; belirsiz bir duygu, ama daima yabancı olmak ve alışamamak.../Syf.11 Kaçmak istiyorum, buradan binlerce, on binlerce mil öteye kaçmak istiyorum... Ya da uyumak./Syf.31 Kaçmak istiyorum, buradan binlerce, on binlerce mil öteye kaçmak istiyorum... Ya da uyumak./Syf.31 İnsan bir kez havaya girmeye görsün, sonra arkası geliyor. Dilim acıyana kadar konuştum, kim bilir neler saçmaladım, ama konuştum./Syf.41 Bu insanın ağzından çıkan her sözü can kulağıyla dinlemesi, her hareketine dikkat kesilmesi bir zamanlar körü körüne seçtiği, sonra uzun süre dikkate alma-dığı mesleğinin olağanüstü gücünü ruhunun derinlerinde hissettirdi./Syf.55 Kızıl...Çocuklar bu hastalıkları yeniyor, yetişkinler ise onlara yeniliyor./Syf.63 Tavsiye eder miyim? Bir tadığım vardı, "yoğurdu hangi yemeğin üstüne katarsan kat, sevip sevmediğime bakmaksızın onu yerim" derdi. Ben de Zweig ne yazsa yazsın okurum, peşin peşin de #tavsiyeederim derim.
KızılStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202236,9bin okunma
Puan vermedi·606 syf.··
2026 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2026 03:20
Bugün kardeşim Fatih çok güzel bir söz paylaştı: “Ziyaret etmek için eve değil de mezarlığa gidince anlıyorsun bazı şeyleri.” Ne kadar doğru, ne kadar derin… Kalbimi bıraktım bu cümleye; öncesinde parçalanmış, parça parça olmuş kalbimi. Herkes ölüyor… Yetim kalanların bile yetim bıraktığını görüyorum. Hepimiz gideceğiz oraya. Necip Fazıl Kısakürek’in ölüme dair güzellemesi geliyor aklıma: “Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber; güzel olmasaydı ölür müydü peygamber?” Bu söz beni bir yere götürüyor ama Nazım’ın şu cümlesine erişemiyorum: “En fazla bir yıl sürer 20. yüzyılda ölümün acısı.” Hep bir şey eksik… O “hep” dediğim şeyin içi aslında merhamet kelimesiyle dolu. Ama etrafta kimse kalmadı; herkes kendi bencilliğinde, kendi dünyasında. Ne hâl anlatılır, ne hâl dinlenir. - Kaffe ehli iman ve ehli İslam’ın ruhu için, - Anne babamın ruhları için, - Ahmet Mor hocamın ruhu için, - Gözümü kapattığımda gözümde canlanan herkes için, - Bilhassa Allah rızası için…
Kur'an-ı KerimKolektif · Medrese Yayınları · 201954 okunma