İnsanlar mutlu olmak ister, ancak birçoğu bunun şans/mucize olarak kucağına düşmesini bekler, olmadığında da kaderden ya da şanssızlıktan yakınır. Oysa mutlu yaşam, insanın hem kendisi hem diğer insanlar için anlamlı hedefler belirlemesi ve onlara erişmek üzere bilinçli seçimler yapıp sorumluluğunu yürütmesiyle oluşur.
Tür çeşitliliği yalnızca biyolojik bir gereklilik değildir, bireysel farklar sosyal yaşamı mümkün ve ilginç kılar; tek bir "doğru tip" insan yoktur, tek bir "normal" insan tanımı da yoktur. Kişinin başkası olması gerekmez, daha doyurucu ilişkiler kurmak için rahatsız edici özelliklerini olumlu yönde değiştirmesi yeterlidir.