..babamdan dinlemiştim. Kanuni Sultan Süleyman Bağdat Seferi'ne giderken, İbrahim Aksarayî Hazretlerini ziyaret etmiş; "Fetih müyesser olacak mı?" diye sormuş. O da "İnşallah muvaffak olacaksınız" demiş ve muharebe kazanılmış.
Dönüşte..Padişah; "Siz böyle mübarek bir zatsınız, burada kalmayın, İstanbul'a gelin, bir külliye yapalım da talebe yetiştirin" demiş. O da "İstanbul'a gitmeme izin yok, ama oğlum İsmail gidebilir, kurban olmaktan çekinmez" demiş. ..delikanlı İstanbul'a gelmiş,..Yusufpaşa Camii'nin Haseki tarafında dergâhı kurmuş. ..genç olduğu için "Oğlanlar Dergâhı" adı verilmiş.
Günden güne cemaat artmış, başka tekkelerden cemaatler de gelince fitne harekete geçmiş. "Bu hoca şeriata uymayan sözler söylüyor; "Allah'ım" diyor, "benim Allah'ım" manasını ifade eden bu sözü "Ben Allah'ım" manasına saptırarak Allahlık iddia ediyor" demişler. Ardından idamına fetva çıkmış. .. ; "Seni nereye defnedelim?" diye sormuşlar. "Başımı denize atın, nerede sahile vurursa, kabrimi oraya yapın" demiş. İnfaz yeri Yenikapı Atmeydanı'ymış. İnfaz edilmiş ve başı denize atılmış. Her zaman poyraz eserken o gün lodos esmiş, denizin akıntısı Marmara'dan Karadeniz'e doğru olmuş, başı da gelmiş Rumelihisarı'nda kayalıklara vurmuş. Şimdi Kayalıklar Mescidi'nde yatıyor. Bunu Yahya Kemal bir şiirinde de yazmıştı. En son beyti;
Seyrindeyiz atıldığı sahilsiz enginin,
At meydanında ölen Ene'l-Hak şehidinin.
Sözlükte; "davranış bilgisi" anlamına gelen ilm-i hål terimi dini literatürde; "inanç, ibadet, muåmelat (günlük yaşayış), ahlâk konuları, yer yer ulu'l-azim peygamberler, ayrıca
Şimdi mesele, halife olarak kimi tutmak lazım geldiği hakkında da fikir birliği yapmakta idi. Mustafa Kemal Paşa Vahdettin'in kalmasını istiyordu. Sebep olarak da güçlü olduğundan, sözümüzden dışarı çıkamayacağını, eğer Mecid Efendi halife olursa, bize zorluklar çıkarabileceğini ileri sürüyordu. Buna karşı benim mütalaam şu idi: Millete bagi diyen ve bizi de asi diye fetva çıkararak idama mahkum eden ve düşmanlarımızla birleşerek milli hükümeti mize karşı halife ordusu gönderen bir adamı tutmak; millete karşı olduğu kadar, tarihimize karşı da bizi küçük düşürür.