"Dünyada kavuştuklarında nefret edecekleri şeylerin hayalini kuran kaç tane Dan olduğunu merak ediyordu. Bunların kaçı onları mutlu edeceğini varsaydıkları hayalleri başkalarına da dayatıyordu acaba?"
"Bir labirentin içindeymişsiniz ve kaybolduğunuzdan eminmişsiniz de, her bir dönemeci kendiniz yarattığınız için bu tamamıyla sizin suçunuzmuş gibi hissettiğiniz? Üstelik dışarı çıkmanızı
sağlayacak birçok yol olduğunu da biliyorsunuz çünkü labirentten çıkmayı başarmış, dışarıda gülüşüp oynayan insanların seslerini duyuyorsunuz. Çalı çitlerin arasından arada bir görüyorsunuz
onları.
Yaprakların arasından gelip geçen şekiller halinde. Öyle mutlu görünüyorlar ki onlara değil, bu işi onlar gibi yapamadığınız için kendinize kızgınsınız. Oldu mu hiç? Yoksa bu labirentte kalan
bir tek ben miyim?"
"-Çözümlenmesi gereken daha acil sorunlar var.
-Şüphesiz, diye cevap verdi danışman, deri pazarı sorunu örneğin.
-Halâ yanmaya devam ediyor mu? diye sordu belediye başkanı.
-Evet üç haftadan beri.
-Mecliste yanmaya bırakma kararı almamış mıydık?
-Evet, Van Tricasse, bu sizin önerinizdi.
-Bu yangının üstesinden gelmenin en kesin ve en basit yolu bu değil miydi?
-Kuşkusuz."
"Selefimiz, dedi Van Tricasse ciddi bir tonda, selefimiz durumlar karşısında asla kesin kelimesini kullanmaya cesaret edemezdi. Bütün kesinlemeler tatsız geri dönüşlere yol açar."
Sayfa 5 - Belediye Başkanı Van Tricasse·Kitabı okudu