Öncülerdir bütün zahmetlere göğüs gerenler. Zira hiçbir menfaat gozetmez, davadan nemalanmazlar. Samimidirler, verirler sadece. Hz. Ebubekir ve Hatice annemiz gibi. Istenenden çok daha fazlasını göz kırpmadan verirler. Dava onların omuzlarında yükselmiştir. Bedir'de bulunanlar da işte bunun için kıymetlidir. İsimlerini okumakla bile sevap kazanilacagina inanilir. Onlar İbrahim as' in ateş üzerinde söylediği sözü söylemişlerdir Medine'nin yaklaşık yüz kırk kilometre uzağındaki Bedir'de: Hasbunallahi ve ni'mel vekil. Allah cc bize yeter, O ne güzel vekildir. Peygamberimiz sav in gece boyunca "Allah'ım vaadini yerine getir, zafer ihsan eyle. Eğer bu bir avuç Müslümanı helak edecek olursan yeryüzünde sana ibadet eden kimse kalmayacaktır," diye dua ettiği yerde şimdi bir mescid var. Yanı başında da müşriklerin cesetlerinin atıldığı büyükçe bir hendek. O ölülere hitaben peygamberimiz " Biz Rabbimizin bize olan vaadinin hak olduğunu gördük. Siz de gördünüz mü," diye seslenmiş, bunun üzerine sahabe onlar sizi duyabilir mi diye sorunca da "Siz onlardan daha fazla işitiyor olmazsınız. Tek fark onların cevap verememesidir," karşılığını verir. Bu ölüler arasında müşriklerin lideri Ebu Cehil de vardı. O kibirli tavrını son nefesinde de sürdürmekteydi. Kılıcıyla yanı başında duran Abdullah bin Mesud'a bakarak, beni öldüren Yesripli ciftcilerden biri değil bari Mekkeli olsaydı, der. Efendimiz sav e durum haber verildiğinde onun bu ümmetin firavunu olduğunu söyler. Çağdaş firavunlardan Rabbimize sığınır, öncülerden olmayı niyaz ederiz. "Ey Rabbimiz bize göz aydınlığı olacak eş ve zurriyetler bahset, bizi muttakilere öncü kıl."( Furkan Süresi, 74)